encümen

enam

Ar anˁām أنعام z [#nˁm afˁāl çoğ.] mallar, davar Ar naˁam نعم z [t.] mal varlığı, özellikle davar

enaniyet

Ar anānīya(t) أنانيّة zbenlik, bencillik Ar anā أنا zben +īya(t)2

enayi

Ar anā أنا zben

enbiya

Ar anbiyāˀ أنبياء z [#nbw afˁilā çoğ.] peygamberler Ar nabī نبى z [t.]

encam

Fa ancām أنجام zson, bitim, nihayet << OFa hancām a.a. OFa hancāftan, hancām- sona erdirmek, bitirmek, tamamlamak ≈ Ave han-cāma- bir araya geliş, sona eriş

encümen

[ Aşık Paşa, Garib-name, 1330]
bunlaruŋ ḳavliyle cümle encümen / bir yire gelmek ḥalāldur [ Hoca Sa'deddin Ef., Tacü't-Tevârih, 1574]
bir encümen-i sūr ve bir nişīmen-i sürūr itdıler [bir düğün derneği ve bir eğlence oturumu yaptılar]

Fa ancuman أنجمن ztoplantı, meclis, dernek << OFa hancaman a.a. ≈ Ave han-cāmana- bir araya-gelmek Ave hem+ gam- gelmek << HAvr *gʷem- gelmek

Bu maddeye gönderenler: encam (serencam), hengâme


22.04.2015
end(o)+

Fr/İng endo+ [bileşik adlarda] iç, içerisi EYun éndon ένδον zbir şeyin içi (ad) << HAvr *h₁en-do-m (*h₁en-do-m) HAvr *h₁én (*én) iç (edat)

endam

Fa andām أندام z1. eklem, uzuv, kol ve bacak, 2. (mec.) boy-pos, bedenin bütünü << OFa handām eklem, uzuv ≈ Ave han-dāma bir araya koyma, kompozisyon, artikülasyon Ave ham+ *dāma koyma, katma, yapma << HAvr *dʰeh₁- (*dʰē-) komak, kılmak

endaze

Fa andāze أندازه z1. ölçü, oran, 2. bir adımlık uzunluk ölçüsü << OFa handāçag ölçü OFa handāχtan, handāç- 1. bir araya getirmek, kıyaslamak, 2. ölçmek +a

endeks

Fr/İng index gösterge, cetvel, dizin Lat index, indic- işaret parmağı Lat in+1 *dex, dig- parmak

endemik

İng endemic bir ırka veya hayvan türüne veya bir bölgeye özgü olan (hastalık) EYun endēmikós ενδημικός zyerli EYun endēméō ενδημέω zbir yerin yerlisi olma +ik° EYun en+ dêmos δῆμος z1. ilçe, memleket, 2. bir yerin halkı