en2

emülsiyon

Fr émulsion bir sıvıyı çalkalayarak başka sıvıya karıştırma, bu şekilde elde edilen karışım Lat emulgere süt sağmak, süt aktarmak +()tion Lat e(x)+ mulgere, muls- süt sağmak << HAvr *h₂molǵ-éi̯e- (*amolǵ-éi̯e-) HAvr *h₂melǵ- (*amelǵ-) a.a.

emval

Ar amwāl أموال z [#mwl afˁāl çoğ.] mallar Ar māl مال z [t.]

emzik

ETü emüz- emdirmek, emzirmek +Uk

emzir|mek

ETü emüz- emdirmek, emzirmek +(g)Ur- (Kaynak: Erdal sf. II.757)ETü em- +Uz-

en1

<< ETü mübalağa edatı

en2

ETü: [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
én اين: al-ˁarḍ (...) bu böz éni neçe [bu bezin eni ne kadar?] KTü: [ İrşadü'l-Mülûk ve's-Selâtîn, 1387]
éŋ ايڭ TTü: [ Meninski, Thesaurus, 1680]
in اين vul. en ان: Latitudo. TTü: [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
enine boyuna: Arīż u amīk

<< ETü en/eŋ 1. iniş, çukur, 2. yatay boyut, vüsat ETü en- inmek, yatmak

 in-

Benzer sözcükler: enine, enine boyuna, enlemesine, enleşmek, enli, ensiz

Bu maddeye gönderenler: engel, enlem


27.07.2015
enam

Ar anˁām أنعام z [#nˁm afˁāl çoğ.] mallar, davar Ar naˁam نعم z [t.] mal varlığı, özellikle davar

enaniyet

Ar anānīya(t) أنانيّة zbenlik, bencillik Ar anā أنا zben +īya(t)2

enayi

Ar anā أنا zben

enbiya

Ar anbiyāˀ أنبياء z [#nbw afˁilā çoğ.] peygamberler Ar nabī نبى z [t.]

encam

Fa ancām أنجام zson, bitim, nihayet << OFa hancām a.a. OFa hancāftan, hancām- sona erdirmek, bitirmek, tamamlamak ≈ Ave han-cāma- bir araya geliş, sona eriş