emzik

emsal

Ar amṯāl أمثال z [#ms̠l afˁāl çoğ.] örnekler, nümuneler Ar maṯal مثل z [t.] örnek

emtia

Ar amtiˁa(t) أمتعة z [#mtˁ afˁila(t) çoğ.] ticari mallar Ar matāˁ متاع z [t.]

emülgatör

Fr *émulgateur emülsiyon oluşturan, emüljen Lat emulgere süt sağmak, süt haline getirmek +()tor

emülsiyon

Fr émulsion bir sıvıyı çalkalayarak başka sıvıya karıştırma, bu şekilde elde edilen karışım Lat emulgere süt sağmak, süt aktarmak +()tion Lat e(x)+ mulgere, muls- süt sağmak << HAvr *h₂molǵ-éi̯e- (*amolǵ-éi̯e-) HAvr *h₂melǵ- (*amelǵ-) a.a.

emval

Ar amwāl أموال z [#mwl afˁāl çoğ.] mallar Ar māl مال z [t.]

emzik

[ anon., Kitabü'l-İdrak Haşiyesi, <1402]
emzük [ibrik ağzı?] [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
emzik: Meme ucu düğmesi. Meme yerine verilen bulamaç ve badem ezmesi vesaire ve bu makule şeyleri vazˁ ettikleri kap.

ETü emüz- emdirmek, emzirmek +Uk

 emzir-


09.07.2015
emzir|mek

ETü emüz- emdirmek, emzirmek +(g)Ur- (Kaynak: Erdal sf. II.757)ETü em- +Uz-

en1

<< ETü mübalağa edatı

en2

<< ETü en/eŋ 1. iniş, çukur, 2. yatay boyut, vüsat ETü en- inmek, yatmak

enam

Ar anˁām أنعام z [#nˁm afˁāl çoğ.] mallar, davar Ar naˁam نعم z [t.] mal varlığı, özellikle davar

enaniyet

Ar anānīya(t) أنانيّة zbenlik, bencillik Ar anā أنا zben +īya(t)2