emir1

emel

Ar amal أمل z [#Aml faˁal msd.] umut, beklenti Ar amala أمل zumdu, hedefe yöneldi

emeritus

Lat emeritus «fahri», görev süresini tamamlamış fakat ders verme hakkını saklı tutan öğretim üyesi Lat e(x)+ meritus [pp.] haslet, hakediş Lat merēre hak etmek +()t° HAvr *(s)mer- pay almak

emetik

Fr émétique İng emetic kusturucu EYun emetikós εμετικός za.a. EYun eméō εμέω zkusmak +ik° << HAvr *wemh₁- (*wem-) kusmak

emin

Ar amīn أمين z [#Amn faˁīl sf.] güvenli, güvenilir Ar amana أمن zgüvendi, inandı

emir eri

<< TTü emirber emir-taşıyan, orduda subaya hizmet eden ulak § Ar amr أمر zemir, buyruk Fa bar getiren, taşıyan

emir1

[ Edib Ahmed, Atebet-ül Hakayık, <1250 (1444)]
anıŋ amri birle teger teggüçi [(Allah'ın) emri ile değer her ne değer ise]

Ar amr أمر z [#Amr faˁl msd.] 1. buyruk, emir, 2. söz konusu olan şey, konu, iş, maslahat Ar amara أمر zbuyurdu, emretti ≈ İbr/Aram āmar אמר zsöylemek, buyurmak

Benzer sözcükler: emir eri, emir kulu, emredersiniz


14.11.2019
emir2

Ar amīr أمير z [#Amr faˁīl sf.] buyuran, komutan, bey, prens Ar amara أمر zbuyurdu

emisyon

Fr émission İng emission çıkarma, salma, serbest bırakma Lat emittere dışarı salmak +(t)ion Lat e(x)+ mittere, miss- salmak, göndermek

emlak

Ar amlāk أملاك z [#mlk afˁāl çoğ.] mülkler Ar milk ملك z [t.]

emmi

~? Ar ˁammī عَمِّى zamcam Ar ˁamm عَمّ zamca ≈ İbr/Aram ˁamm עם zher çeşit akraba

emniyet

Ar amn أَمْن z [#Amn faˁl msd.] güvenme, güvenlik +īya(t)2 Ar amana أمن zgüvendi, inandı