emin

emekli

TTü emek +lI(g)

emektar

§ TTü emek Fa dār tutan

emel

Ar amal أمل z [#Aml faˁal msd.] umut, beklenti Ar amala أمل zumdu, hedefe yöneldi

emeritus

Lat emeritus «fahri», görev süresini tamamlamış fakat ders verme hakkını saklı tutan öğretim üyesi Lat e(x)+ meritus [pp.] haslet, hakediş Lat merēre hak etmek +()t° HAvr *(s)mer- pay almak

emetik

Fr émétique İng emetic kusturucu EYun emetikós εμετικός za.a. EYun eméō εμέω zkusmak +ik° << HAvr *wemh₁- (*wem-) kusmak

emin

[ Kutadgu Bilig, 1069]
kiçig bolsa imīn uluġ şerrindin [küçük emin/güvenli olsa büyüğün şerrinden] [ Codex Cumanicus, 1303]
securiter - Fa: ba emini [bā emīnī] - Tr: eminlik bila

Ar amīn أمين z [#Amn faˁīl sf.] güvenli, güvenilir Ar amana أمن zgüvendi, inandı

 emanet

Benzer sözcükler: şehremini

Bu maddeye gönderenler: yediemin


01.09.2015
emir eri

<< TTü emirber emir-taşıyan, orduda subaya hizmet eden ulak § Ar amr أمر zemir, buyruk Fa bar getiren, taşıyan

emir1

Ar amr أمر z [#Amr faˁl msd.] 1. buyruk, emir, 2. söz konusu olan şey, konu, iş, maslahat Ar amara أمر zbuyurdu, emretti ≈ İbr/Aram āmar אמר zsöylemek, buyurmak

emir2

Ar amīr أمير z [#Amr faˁīl sf.] buyuran, komutan, bey, prens Ar amara أمر zbuyurdu

emisyon

Fr émission İng emission çıkarma, salma, serbest bırakma Lat emittere dışarı salmak +()tion Lat e(x)+ mittere, miss- salmak, göndermek

emlak

Ar amlāk أملاك z [#mlk afˁāl çoğ.] mülkler Ar milk ملك z [t.]