emel

emcek

TTü em- +çAk

emek

<< ETü emgek zorluk, zahmet, eziyet ETü emge- zorluk çekmek, göğüslemek +Uk ETü emig göğüs +(g)A- ETü em- +I(g)

emekle|mek

<< ETü emgekle- zahmet çekmek, çabalamak ETü emgek +lA-

emekli

TTü emek +lI(g)

emektar

§ TTü emek Fa dār tutan

emel

[ Edib Ahmed, Atebet-ül Hakayık, <1250 (1444)]
amal timişim dost, uzun sanmak ol [emel dediğim, ey dost, uzun düşünmektir]

Ar amal أمل z [#Aml faˁal msd.] umut, beklenti Ar amala أمل zumdu, hedefe yöneldi

Bu maddeye gönderenler: teemmül


22.05.2015
emeritus

Lat emeritus «fahri», görev süresini tamamlamış fakat ders verme hakkını saklı tutan öğretim üyesi Lat e(x)+ meritus [pp.] haslet, hakediş Lat merēre hak etmek +()t° HAvr *(s)mer- pay almak

emetik

Fr émétique İng emetic kusturucu EYun emetikós εμετικός za.a. EYun eméō εμέω zkusmak +ik° << HAvr *wemh₁- (*wem-) kusmak

emin

Ar amīn أمين z [#Amn faˁīl sf.] güvenli, güvenilir Ar amana أمن zgüvendi, inandı

emir eri

<< TTü emirber emir-taşıyan, orduda subaya hizmet eden ulak § Ar amr أمر zemir, buyruk Fa bar getiren, taşıyan

emir1

Ar amr أمر z [#Amr faˁl msd.] 1. buyruk, emir, 2. söz konusu olan şey, konu, iş, maslahat Ar amara أمر zbuyurdu, emretti ≈ İbr/Aram āmar אמר zsöylemek, buyurmak