emektar

embriyon

Fr embryon cenin EYun émbryon έμβρυον zyavru, hamile olunan şey EYun en+ brýō βρύω zşişmek, kabarmak, gebe olmak

emcek

TTü em- +cAk

emek

<< ETü emgek zorluk, zahmet, eziyet ETü emge- zorluk çekmek, göğüslemek +Uk ETü emig göğüs +(g)A- ETü em- +I(g)

emekle|mek

<< ETü emgekle- zahmet çekmek, çabalamak ETü emgek +lA-

emekli

TTü emek +lI(g)

emektar

[ Selanikli Mustafa Ef., Tarih-i Selanikî, 1600]
Saˁadetlu pādişāhımızuŋ küçükden rikāb-ı humāyūnında ḥāṣıl olmış emekdār u χızmetkārı

§ TTü emek Fa dār tutan

 emek, +dar


22.12.2014
emel

Ar amal أمل z [#Aml faˁal msd.] umut, beklenti Ar amala أمل zumdu, hedefe yöneldi

emeritus

Lat emeritus «fahri», görev süresini tamamlamış fakat ders verme hakkını saklı tutan öğretim üyesi Lat e(x)+ meritus [pp.] haslet, hakediş Lat merēre hak etmek +()t° << HAvr *mer-ē- HAvr *(s)mer-2 pay almak

emetik

Fr émétique İng emetic kusturucu EYun emetikós εμετικός za.a. EYun eméō εμέω zkusmak +ik° << HAvr *wemə- kusmak

emin

Ar amīn أمين z [#Amn faˁīl sf.] güvenli, güvenilir Ar amana أمن zgüvendi, inandı

emir eri

<< TTü emirber emir-taşıyan, orduda subaya hizmet eden ulak § Ar amr أمر zemir, buyruk Fa bar getiren, taşıyan