emekle|mek

embesil

Fr imbécile zekâ özürlü Lat imbecillus sakat, topal

emboli

Fr embolie damar tıkanması EYun embolḗ εμβολή z [dev.] araya girme, kesinti +ia EYun en+ bállō βάλλω, βολ- zatmak

embriyon

Fr embryon cenin EYun émbryon έμβρυον zyavru, hamile olunan şey EYun en+ brýō βρύω zşişmek, kabarmak, gebe olmak

emcek

TTü em- +çAk

emek

<< ETü emgek zorluk, zahmet, eziyet ETü emge- zorluk çekmek, göğüslemek +Uk ETü emig göğüs +(g)A- ETü em- +I(g)

emekle|mek

ETü: [ Uygurca Budist metinler, <1000]
ömgeklediler TTü: [ Meninski, Thesaurus, 1680]
emeklemek: Laborare. TTü: [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
emeklemek: Sabiler yere yatarken kalkıp yürümek içün çabalamak, debelenmek.

<< ETü emgekle- zahmet çekmek, çabalamak ETü emgek +lA-

 emek


27.03.2015
emekli

TTü emek +lI(g)

emektar

§ TTü emek Fa dār tutan

emel

Ar amal أمل z [#Aml faˁal msd.] umut, beklenti Ar amala أمل zumdu, hedefe yöneldi

emeritus

Lat emeritus «fahri», görev süresini tamamlamış fakat ders verme hakkını saklı tutan öğretim üyesi Lat e(x)+ meritus [pp.] haslet, hakediş Lat merēre hak etmek +()t° HAvr *(s)mer- pay almak

emetik

Fr émétique İng emetic kusturucu EYun emetikós εμετικός za.a. EYun eméō εμέω zkusmak +ik° << HAvr *wemh₁- (*wem-) kusmak