emaye

em

<< ETü em ilaç

em|mek

<< ETü em- emmek

emanet

Ar amāna(t) أمانة z [#Amn faˁāla(t) msd.] 1. güvenme, inanma, 2. güvene dayalı olarak verilen şey veya görev Ar amana أمن zgüvendi, inandı ≈ İbr amānah אמָנָה zgüvenme, inanma

emansipe

Fr émanciper azat etmek veya edilmek, özgürleşmek Lat emancipare [den.] (mülk) elden çıkarmak, (köle) azat etmek Lat e(x)+ manceps, mancip- mal sahibi (§ Lat manus el Lat capsa alan, alıcı )

emare

Ar amāra(t) أمارة z [#Amr faˁāla(t) mr.] söz, belirli anlamı olan şey, belirti Ar amara أمر zsöyledi, buyurdu

emaye

[ Tercüman-ı Hakikat - gazete, 1907]
emay [metal üzerine uygulanan sır] [ Cumhuriyet - gazete, 1929]
yeni numara lâvhaları emayye olacaktır

Fr émaillé [pp.] sırlı, sırlanmış Fr émailler [den.] sırlamak Fr émail sır << EFr esmail Ger *smeltan metal eritmek << HAvr *(s)mel- eritmek, metal eritmek

Not: Aynı Germence kökten İng smelt "metal dökmek", melt "eritmek", mold "kalıba dökmek".

Benzer sözcükler: emay


11.05.2019
embesil

Fr imbécile zekâ özürlü Lat imbecillus sakat, topal

emboli

Fr embolie pihtı veya başka bir maddenin damarı tıkayarak kan dolaşımını kesmesi EYun embolḗ εμβολή z [dev.] araya girme, kesinti +ia EYun en+ bállō βάλλω, βολ- zatmak

embriyon

Fr embryon cenin EYun émbryon έμβρυον zyavru, hamile olunan şey EYun en+ brýō βρύω zşişmek, kabarmak, gebe olmak

emcek

TTü em- +çAk

emek

<< ETü emgek zorluk, zahmet, eziyet ETü emge- zorluk çekmek, göğüslemek +Uk ETü emig göğüs +(g)A- ETü em- +I(g)