em|mek

elveda

Ar al-wadāˁ الْوَدَاع z [#wdˁ] vedalaşma, (Allah'a) ısmarlama

elviye

Ar alwiya(t) ألوية z [#lwy afˁila(t) çoğ.] sancaklar Ar liwāˀ لواء zsancak

elyaf

Ar alyāf ألياف z [#lyf afˁāl çoğ.] lifler Ar līf ليف z [t.]

elzem

Ar alzam ألزم z [#lzm afˁal kıy.] daha gerekli, en gerekli Ar lāzim لازم z

em

<< ETü em ilaç

em|mek

ETü: [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
kenç anasın emdi [[yavru anasının memesini emdi]]

<< ETü em- emmek

Benzer sözcükler: emdirmek, emik, emikdeş, emilmek, emişmek

Bu maddeye gönderenler: emcek, emek (emekle-, emekli, emektar), emzir- (emzik)


10.03.2015
emanet

Ar amāna(t) أمانة z [#Amn faˁāla(t) msd.] 1. güvenme, inanma, 2. güvene dayalı olarak verilen şey veya görev Ar amana أمن zgüvendi, inandı ≈ İbr amānah אמָנָה zgüvenme, inanma

emansipe

Fr émanciper azat etmek veya edilmek, özgürleşmek Lat emancipare [den.] (mülk) elden çıkarmak, (köle) azat etmek Lat e(x)+ manceps, mancip- mal sahibi (§ Lat manus el Lat capsa alan, alıcı )

emare

Ar amāra(t) أمارة z [#Amr faˁāla(t) mr.] söz, belirli anlamı olan şey, belirti Ar amara أمر zsöyledi, buyurdu

emaye

Fr émaillé [pp.] sırlı, sırlanmış Fr émailler [den.] sırlamak Fr émail sır << EFr esmail Ger *smeltan metal eritmek << HAvr *(s)mel- eritmek, metal eritmek

embesil

Fr imbécile zekâ özürlü Lat imbecillus sakat, topal