elzem

elti

<< OTü élti evli kadın (saygı sözü) <? ETü élt- götürmek, taşımak

elvan

Ar alwān ألوان z [#lwn afˁāl çoğ.] 1. renkler, suretler, 2. rengârenk, alaca Ar lawn لون z [faˁl t.] renk, parıltı

elveda

Ar al-wadāˁ الْوَدَاع z [#wdˁ] vedalaşma, (Allaha) ısmarlama

elviye

Ar alwiya(t) ألوية z [#lwy afˁila(t) çoğ.] sancaklar Ar liwāˀ لواء zsancak

elyaf

Ar alyāf ألياف z [#lyf afˁāl çoğ.] lifler Ar līf ليف z [t.]

elzem

[ <1400]

Ar alzam ألزم z [#lzm afˁal kıy.] daha gerekli, en gerekli Ar lāzim لازم z

 lüzum


01.09.2017
em

<< ETü em ilaç

em|mek

<< ETü em- emmek

emanet

Ar amāna(t) أمانة z [#Amn faˁāla(t) msd.] 1. güvenme, inanma, 2. güvene dayalı olarak verilen şey veya görev Ar amana أمن zgüvendi, inandı ≈ İbr amānah אמָנָה zgüvenme, inanma

emansipe

Fr émanciper azat etmek veya edilmek, özgürleşmek Lat emancipare [den.] (mülk) elden çıkarmak, (köle) azat etmek Lat e(x)+ manceps, mancip- mal sahibi (§ Lat manus el Lat capsa alan, alıcı )

emare

Ar amāra(t) أمارة z [#Amr faˁāla(t) mr.] söz, belirli anlamı olan şey, belirti Ar amara أمر zsöyledi, buyurdu