elviye

elmas

Ar/Fa almās ألماس zdeğerli taşların en serti, elmas ≈ OFa almās metallerin en serti, çelik Akad elmēşu değerli bir metal; parlak, parıldayan (tanrılara özgü bir sıfat)

elsine

Ar alsina(t) ألسنة z [#lsn afˁila(t) çoğ.] diller Ar lisān لسان z [t.] dil

elti

<< OTü élti evli kadın (saygı sözü) <? ETü élt- götürmek, taşımak

elvan

Ar alwān ألوان z [#lwn afˁāl çoğ.] 1. renkler, suretler, 2. rengârenk, alaca Ar lawn لون z [faˁl t.] renk, parıltı

elveda

Ar al-wadāˁ الْوَدَاع z [#wdˁ] vedalaşma, (Allaha) ısmarlama

elviye

[ Meninski, Thesaurus, 1680]
elviye pl. à livā

Ar alwiya(t) ألوية z [#lwy afˁila(t) çoğ.] sancaklar Ar liwāˀ لواء zsancak

 liva

Benzer sözcükler: elviye-i selase


03.11.2014
elyaf

Ar alyāf ألياف z [#lyf afˁāl çoğ.] lifler Ar līf ليف z [t.]

elzem

Ar alzam ألزم z [#lzm afˁal kıy.] daha gerekli, en gerekli Ar lāzim لازم z

em

<< ETü em ilaç

em|mek

<< ETü em- emmek

emanet

Ar amāna(t) أمانة z [#Amn faˁāla(t) msd.] 1. güvenme, inanma, 2. güvene dayalı olarak verilen şey veya görev Ar amana أمن zgüvendi, inandı ≈ İbr amānah אמָנָה zgüvenme, inanma