elektrot

elektr(o)+

Fr électro+ İng electro+ [bileşik adlarda] elektrik

elektrik

Fr électrique İng electric a.a. YLat vis electrica «kehribarî güç», kehribar ve benzeri maddelerde bulunan kıvılcımlanma özelliği (İlk kullanım: 1600 William Gilbert, İng. doğabilimci.) EYun ēlektrikós ηλεκτρικός zkehribarî, kıvılcımlı EYun ḗlektron ήλεκτρον z1. altın-gümüş alaşımı, 2. kehribar +ik° EYun ēléktōr ηλέκτωρ zparıldayan, kıvılcımlı

elektroliz

Fr électrolyse kimyasal bir maddeyi elektrikle ayrıştırma EYun lýsis λύσις zçözme EYun lúō λύω zçözmek +sis

elektron

İng electron elektrik yükü taşıyan atomik zerre (İlk kullanım: 1891 J.D.Stoney, İng. fizikçi.) İng electric

elektronik

İng electronic 1. elektrona ilişkin (1902), 2. gaz veya yarıiletken ortamda elektron akımı yoluyla aygıtların yönetimine ilişkin (y. 1930) İng electron +ic°

elektrot

[ Mehmed Bahaeddin (Toven), Yeni Türkçe Lugat, 1924]
elektrod: Bir cereyan-i elektrikînin bir cisme nüfuz ettiği nokta, evc.

Fr électrode İng electrode anot ve katodun ortak adı (İlk kullanım: 1834 Michael Faraday, İng. fizikçi.) § İng electro+ EYun ʰódos ὁδος zyol


04.12.2015
elem

Ar alam أَلَم z [#Alm faˁāl msd.] acı, ağrı ≈ Ar alima أَلِمَ zacı çekti, ağrıdı

eleman

Fr élément öge, unsur, yapı taşı, kimyada element Lat elementum ilk öğrenilen şey, abece

element

Alm Element öge, unsur, kimyada element Lat elementum

elemtere fiş

Ar a lam tara أَلَمْ تَرَ zgörmez misin? § Ar lam değil Ar tara [#rAy] görürsün

Elen

Fr hellène Yunanlı EYun ʰellḗn ἑλλήν za.a.