eleğimsağma

eldiven

§ TTü el Fa dastuvān/dastvān دستوان zeldiven § Fa dast دست zel Fa bān بان ztutan, koruyan

ele güne karşı

<< ETü il kün dünya ve alem § ETü il devlet, ülke ETü kün ?

ele|mek

<< ETü elge- elden veya elekten geçirmek ETü elig el

elebaşı

<< TTü er başı

elegan

Fr élégant seçkin, zarif Lat elegans seçici Lat eligere, elect- (başkalarından) ayırmak, seçmek +ent° Lat e(x)+ legere, lect- ayırmak, seçmek

eleğimsağma

[ Yazıcı Salahuddin Ef., Melhame-i Şemsiyye terc., 1408]
elegümsağmal maşrıḳdan yana görünirse ḥukmini eydem saŋa [ Hinduşah b. Sançar, Sıhahu'l-Acem, 1469]
serāb [Fa.]: ılġım ṣalġım [ Asım Ef., Burhan-ı Katı terc., 1797]
ḳavs-i ḳuzāh maˁnāsındadır ki ˁalāim-i semāviye galatı elegimsağma dedükleri dāire-i havāiyyedir.

<<? Ar ˁalāˀim-samāˀ علائم السماء zalaimsema, gökkuşağı

 alaimsema

Not: Osmanlı kaynaklarında genellikle Ar ˁalāˀim-samāˀ (alaimsema) galatı olarak yorumlanırsa da nihai kökeni muğlaktır. ETü ılğım/ılğın "serap, hayal" sözcüğü ile ilgili olabilir.


27.01.2018
eleji

Fr élégie ağıt tarzında edebi eser EYun elegía ελεγία za.a. EYun élegos έλεγος zağıt +ia

elek

ETü elge- elemek +Uk

elektr(o)+

Fr électro+ İng electro+ [bileşik adlarda] elektrik

elektrik

Fr électrique İng electric a.a. YLat vis electrica «kehribarî güç», kehribar ve benzeri maddelerde bulunan kıvılcımlanma özelliği (İlk kullanım: 1600 William Gilbert, İng. doğabilimci.) EYun ēlektrikós ηλεκτρικός zkehribarî, kıvılcımlı EYun ḗlektron ήλεκτρον z1. altın-gümüş alaşımı, 2. kehribar +ik° EYun ēléktōr ηλέκτωρ zparıldayan, kıvılcımlı

elektroliz

Fr électrolyse kimyasal bir maddeyi elektrikle ayrıştırma EYun lýsis λύσις zçözme EYun lúō λύω zçözmek +sis