ekstrem

ekstazi

İng ecstasy 1. vecd hali, 2. psikoaktif bir ilaç, methamphetamine EYun ékstasis ἔκστασις zaklını kaybetme, akıl dışına çıkma, vecd EYun eksitēmi ἐξιστήμι z«dışta durmak» +sis EYun ek+ ʰistēmi, stā- durmak

ekstra

Fr/İng extra [abb.] Fr/İng extraordinaire/extraordinary sıradışı, olağandışı § Lat extra dışarı, dışarıda, dışında (<< HAvr *h₁eǵʰs-tero- (*eǵʰs-tero-) dış ) Lat ordo, ordin- düzen

ekstradisyon

Fr/İng extradition sınırdışı etme Lat e(x)+ tradere teslim etme +(t)ion Lat trans+ dare vermek

ekstrapolasyon

İng extrapolation 1. bir metin içinden bir parçayı çıkarma, 2. (mantık ve matematikte) bilinen bir diziden hareketle dizinin bilinmeyen ögelerini çıkarsama İng interpolation metin içine parça ekleme Lat interpolare içine katmak, donatmak +(t)ion

ekstre

Fr extrait [pp.] damıtılmış bitki özü veya kimyasal madde Fr extraire özünü çıkarmak, sıkarak suyunu almak << Lat extrahere sökmek, çıkarmak Lat e(x)+ trahere, tract- çekmek, sürmek, sürüklemek

ekstrem

[ Ahmed Mithat, <1900]
bu yakınlarda bir de 'ekstrem' ilavesiyle tavsif edilerek 'nihayet-i Şark' gibi bir mana ile hükmü Çin'e, Japonya'ya tamim edilmiş

Fr extrême aşırı, uç Lat extremus [sup.] en dış, en dışarıda Lat exter dış +im°

 ekstra

Benzer sözcükler: ekstremist, ekstremite, ekstremizm


01.10.2017
ekstrüzyon

Fr extrusion yüksek basınç altında püskürtme Lat extrudere püskürtmek +(t)ion Lat e(x)+ trudere, trus- itmek << HAvr *trewd- a.a.

ekşi

<< ETü ekşig ekşi, asitli ETü *ekşi- +I(g)

ekşimik

TTü ekşi- +mUk

ekt(o)+

Fr/İng ecto+ [bileşik adlarda] dış EYun ektós εκτός zbir şeye oranla dışta olan EYun ék έκ zdış (edat) << HAvr *h₁eǵʰs (*eǵʰs) a.a.

ekümenik

Fr oecuménique evrensel, tüm alemi kapsayan, Hıristiyan aleminin tümünü kapsayan EYun oikomenikós οικομενικός z EYun oikoménē οικομένη zmeskûn dünya, uygar alem +ik° EYun oikéō οικέω ziskân etmek, ikamet etmek +men° EYun oíkos οίκος zev, konut