eklektik

ekimoz

Fr ecchymose cilt altına kan oturması EYun ekχýmōsis εκχύμωσις zdışarı sıvı sızması EYun ek+ χéō, χy- akmak, sızmak +osis

ekin

<< ETü ekin ekilen şey, tahıl ETü ek- +In

ekinoks

Fr équinox gündönümü, gündüz ve gecenin eşit olduğu tarih Lat aequinoctium § Lat aequus eşit Lat nox, noct- gece +ium

ekip

Fr équipe 1. gemi mürettebatı, 2. herhangi bir iş için derlenen kadro ve donanım Fr équiper gemi donatmak [esk.], genel anlamda donatmak Nor skip gemi Ger *skipam a.a.

ekipman

Fr équipement donanım, alet edevat Fr équiper donatmak +ment°

eklektik

[ Cumhuriyet - gazete, 1937]
İsveç metodiyle Alman sistemini karıştırarak eklektik bir mektep meydana getirmişlerdi

Fr eclectique seçmeci, karışık EYun eklektikós εκλεκτικός zseçici, seçmeci EYun eklégō εκλέγω zseçip ayırmak +ik° EYun ek+ légō, log- λέγω, λογ- zseçmek, derlemek

 logos

Benzer sözcükler: eklektizm


13.01.2015
eklem

TTü ekle- +Im

ekler

Fr éclair [dev.] 1. şimşek, kıvılcım, 2. (hızlı yapıldığı ve hızla tüketildiği için) bir tür pasta Fr éclairer aydınlatmak, ışıtmak << Lat exclarare [den.] a.a. Lat e(x)+ clarus açık, aydınlık

ekliptik

Fr écliptique astronomide burçlar çemberi EYun ékleipsis έκλειψις z1. bırakıp gitme, kaybolma, 2. güneş tutulması +ik° EYun ek+ leípō λείπω, λιπ- zbırakmak, terketmek, ayrılmak, eksik kalmak +sis

ekmek

<< TTü etmek ekmek << ETü ötmek/etmek a.a. <? ETü üt- ateşte kızartmak +(A)mAk

ekmel

Ar akmal أكمل z [#kml afˁal kıy.] çok kâmil, en kâmil Ar kāmil كامل zolgun, tam, ermiş