ek

ehram1

Ar ahrām أهرام z [#hrm afˁāl çoğ.] Mısır piramitleri Ar haram هرم z [t.] Mısır piramidi

ehram2
ehven

Ar ahwan أهْوَن z [#hwn afˁal kıy.] daha kolay, en kolay, en ucuz Ar hawn هَوْن zkolay, ucuz, hor, hakir

ejakülasyon

Fr éjaculation (aniden ve keskin şekilde) fışkırtma Lat eiaculatio a.a. Lat e(x)+ iaculari [den.] (mızrak vb.) fırlatmak +(t)ion Lat iaculum atılan şey, atmık, mızrak Lat iacere, iact- atmak +ul°

ejderha

Fa ajdahāk/ajdahā أژدهاك/أژدها zİran mitolojisinde efsanevi yılan-kral, dragon << OFa aji-dahāk yılan-kral, Dahak Ave aji-dahāka- a.a. Ave aji yılan << HAvr *h₃égʷʰi-s (*ógʷʰi-s) a.a.

ek

TTü: "mafsal" [ Hızır Paşa, Müntehab-ı Şifa, <1400]
Ol sebebden χıltı gövdesi eŋlerine اكلرنه ya ayaklarına dökeler TTü: [ Meninski, Thesaurus, 1680]
اك: Mefsıl. Articulus, junctura. (...) eklemek: Inditâ vel applicatâ aliquâ re rem producere [bir şeyi (uzunlamasına) bir şeyin üzerine koyarak iliştirmek] TTü: "... ilave" [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
ek: Fasıl, ilave. ek yeri (...) ekini belli etmek

<< OTü ek/eŋ mafsal, (dirsek ve bilek gibi) eklem

Not: ETü ét- "artiküle etmek, düzenlemek" fiiliyle ilgili olması düşünülebilir. Karş. et-.

Benzer sözcükler: ek fiil, eklemek, eklenmek, eklenti, ekleşmek, ekleştirmek, ekletmek, ekli, fiil eki, gazete eki, sonek

Bu maddeye gönderenler: eklem


10.12.2015
ek|mek

<< ETü ek- (tohum) serpmek

ekâbir

Ar akābir أكابِر z [#kbr afāˁil çoğ.] en büyükler, önde gelenler Ar akbar أَكْبَر z [t.] daha büyük, en büyük

ekalliyet

Ar aḳall أقلّ z [#ḳll afˁal kıy.] daha az, çok az +īya(t)2 Ar ḳalīl قليل z [faˁīl sf.] az

ekarte

Fr écarté [pp.] bir iskambil oyunu Fr écarter iskambilde kâğıt kaçmak, bertaraf etmek İt scartare a.a. << OLat *excartare [den.] Lat e(x)+ carta kâğıt

ekber

Ar akbar أكبر z [#kbr afˁal kıy.] daha büyük, en büyük Ar kabīr كَبِير zbüyük