ekşimik

ekstrapolasyon

İng extrapolation 1. bir metin içinden bir parçayı çıkarma, 2. (mantık ve matematikte) bilinen bir diziden hareketle dizinin bilinmeyen ögelerini çıkarsama İng interpolation metin içine parça ekleme Lat interpolare içine katmak, donatmak +(t)ion

ekstre

Fr extrait [pp.] damıtılmış bitki özü veya kimyasal madde Fr extraire özünü çıkarmak, sıkarak suyunu almak << Lat extrahere sökmek, çıkarmak Lat e(x)+ trahere, tract- çekmek, sürmek, sürüklemek

ekstrem

Fr extrême aşırı, uç Lat extremus [sup.] en dış, en dışarıda Lat exter dış +im°

ekstrüzyon

Fr extrusion yüksek basınç altında püskürtme Lat extrudere püskürtmek +(t)ion Lat e(x)+ trudere, trus- itmek << HAvr *trewd- a.a.

ekşi

<< ETü ekşig ekşi, asitli ETü *ekşi- +I(g)

ekşimik

[ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
ekşimik: Yoğurttan olan ulaşık.

TTü ekşi- +mUk

 ekşi


05.10.2017
ekt(o)+

Fr/İng ecto+ [bileşik adlarda] dış EYun ektós εκτός zbir şeye oranla dışta olan EYun ék έκ zdış (edat) << HAvr *h₁eǵʰs (*eǵʰs) a.a.

ekümenik

Fr oecuménique evrensel, tüm alemi kapsayan, Hıristiyan aleminin tümünü kapsayan EYun oikomenikós οικομενικός z EYun oikoménē οικομένη zmeskûn dünya, uygar alem +ik° EYun oikéō οικέω ziskân etmek, ikamet etmek +men° EYun oíkos οίκος zev, konut

eküri

Fr écurie bir kişiye ait yarış atlarının tümü, bir ekibin mensupları Fr écuyer bir soylunun kalkanını taşıyan süvari yamağı << Lat scutarius 1. kalkancı, kalkan taşıyan, 2. imparatorun özel muhafız birliğine mensup kişi Lat scūtum büyük dikdörtgen beden kalkanı +ari° << HAvr *skoi̯t- tabla, tahta HAvr *skei̯- yarmak, ayırmak

ekvator

Fr équateur eşitleyici, a.a. Lat aequator eşitleyici Lat aequare [den.] eşitlemek, tesviye etmek +(t)or Lat aequus eşit

ekzema

Fr eczéma bir cilt hastalığı EYun ékzema έκζεμα zciltte çıkan kabartı, isilik, döküntü EYun ekzéō εκζέω zkabarıp taşmak, isilik dökmek +ma(t) EYun ek+ zéō ζέω zkabarmak, kaynamak << HAvr *i̯es- kabarmak, kaynamak, mayalanmak