eküri

ekstrüzyon

Fr extrusion yüksek basınç altında püskürtme Lat extrudere püskürtmek +()tion Lat e(x)+ trudere, trus- itmek << HAvr *treud- a.a.

ekşi

<< ETü ekşig ekşi, asitli ETü *ekşi- +I(g)

ekşimik

TTü ekşi- +mUk

ekt(o)+

Fr/İng ecto+ [bileşik adlarda] dış EYun ektós εκτός zbir şeye oranla dışta olan EYun ék έκ zdış (edat) << HAvr *eghs a.a.

ekümenik

Fr oecuménique evrensel, tüm alemi kapsayan, Hıristiyan aleminin tümünü kapsayan EYun oikomenikós οικομενικός z EYun oikoménē οικομένη zmeskûn dünya, uygar alem +ik° EYun oikéō οικέω ziskân etmek, ikamet etmek +men° EYun oíkos οίκος zev, konut

eküri

[ Cumhuriyet - gazete, 1945]
ikinci ve dördüncü koşular arasındaki çifte bahiste Levend, Kibar, Diyana ekürisi kombinezonu 4685 kuruş verdi.

Fr écurie bir kişiye ait yarış atlarının tümü, bir ekibin mensupları Fr écuyer bir soylunun kalkanını taşıyan süvari yamağı << Lat scutarius 1. kalkancı, kalkan taşıyan, 2. imparatorun özel muhafız birliğine mensup kişi Lat scūtum büyük dikdörtgen beden kalkanı +ari° << HAvr *skoit- tabla, tahta HAvr *skei- yarmak, ayırmak

 şist


09.12.2015
ekvator

Fr équateur eşitleyici, a.a. Lat aequator eşitleyici Lat aequare [den.] eşitlemek, tesviye etmek +()tor Lat aequus eşit

ekzema

Fr eczéma bir cilt hastalığı EYun ékzema έκζεμα zciltte çıkan kabartı, isilik, döküntü EYun ekzéō εκζέω zkabarıp taşmak, isilik dökmek +ma(t) EYun ek+ zéō ζέω zkabarmak, kaynamak << HAvr *yes- kabarmak, kaynamak, mayalanmak

el+

Ar al ال zharf-i tarif, definite article

el1

<< ETü elig el ETü al- +I(g)

el2

<< ETü il devlet, organize halk