ehlibeyt

eğri

<< ETü egri kıvrık, dönük ETü egir- çevirmek, döndürmek +I(g)

ehemmiyet

Ar ahamm أَهَمّ z [#hmm afˁal kıy.] daha mühim, çok mühim Ar hamma هَمَّ zkaygılandı, önemsedi

ehibba

Ar aḥibbāˀ أحبّاء z [#ḥbb afˁilā çoğ.] dostlar Ar ḥabīb [t.] dost, sevgili

ehil

Ar ahl أَهْل z [#Ahl faˁl ] 1. ev halkı, eş(ler), 2. evcil, alışkın, uygun Ar ahala أَهَلَ zikamet etti, ev edindi, evlendi

ehli

Ar ahlī [#Ahl nsb.] evcil (hayvan) Ar ahl ev halkı

ehlibeyt

[ Kutadgu Bilig, 1069]
bular ähli bäyt ol ḥabībḳa ḳadaş [bunlar ehlibeyt, o (Allah'ın) sevgilisiyle akraba]

Ar ahlu bayt أهل بيت zhane mensubu, özellikle peygamber sülalesine mensup kişi

 ehil, beyit


14.04.2020
ehliyet

Ar ahlīya(t) [#Ahl msd.] ehillik, işe yarar olma +īya(t)2 Ar ahl ehil, alışık

ehram1

Ar ahrām أهرام z [#hrm afˁāl çoğ.] Mısır piramitleri Ar haram هرم z [t.] Mısır piramidi

ehram2
ehven

Ar ahwan أهْوَن z [#hwn afˁal kıy.] daha kolay, en kolay, en ucuz Ar hawn هَوْن zkolay, ucuz, hor, hakir

ejakülasyon

Fr éjaculation (aniden ve keskin şekilde) fışkırtma Lat eiaculatio a.a. Lat e(x)+ iaculari [den.] (mızrak vb.) fırlatmak +(t)ion Lat iaculum atılan şey, atmık, mızrak Lat iacere, iact- atmak +ul°