ehibba

eğrek

<< TTü eğlek 1. su birikintisi, gölcük, 2. koyunların toplandığı yer, koyun ahırı, mandıra TTü eğle- durdurmak, bekletmek +(g)Ak

eğrelti

<< TTü eğreldü otı bataklık bitkisi TTü eğrel- birikmek, özellikle su birikmek +dU TTü eğle- durmak, beklemek +Il-

eğreti

Ar ˁārīyetī عاريتى z [nsb.] ödünç olarak, geçici Ar ˁārīya(t) عاريّة zödünç

eğri

<< ETü egri kıvrık, dönük ETü egir- çevirmek, döndürmek +I(g)

ehemmiyet

Ar ahamm أَهَمّ z [#hmm afˁal kıy.] daha mühim, çok mühim Ar hamma هَمَّ zkaygılandı, önemsedi

ehibba

[ Meninski, Thesaurus, 1680]
ahıbbā: Dilecti, chari, amici.

Ar aḥibbāˀ أحبّاء z [#ḥbb afˁilā çoğ.] dostlar Ar ḥabīb [t.] dost, sevgili

 habip


20.08.2015
ehil

Ar ahl أَهْل z [#Ahl faˁl ] 1. ev halkı, eş(ler), 2. evcil, alışkın, uygun Ar ahala أَهَلَ zikamet etti, ev edindi, evlendi

ehli

Ar ahlī [#Ahl nsb.] evcil (hayvan) Ar ahl ev halkı

ehlibeyt

Ar ahlu bayt أهل بيت zhane mensubu, özellikle peygamber sülalesine mensup kişi

ehliyet

Ar ahlīya(t) [#Ahl msd.] ehillik, işe yarar olma +īya(t)2 Ar ahl ehil, alışık

ehram1

Ar ahrām أهرام z [#hrm afˁāl çoğ.] Mısır piramitleri Ar haram هرم z [t.] Mısır piramidi