egemen

efsane

Fa afsāna أفسانه zanlatı, destan ≈? Ave *apa-saŋha (bir şeyden) söz etme Ave apa+ saŋha öğreti, anlatı, deyiş Ave sāh- söylemek, demek (Kaynak: Barth sf. 1575)

efsun

Fa afsūn/fisūn أفسون/فسون zbüyü, sihir Fa afsūdan, afsāy- أفسودن, أفساى zbüyülemek ≈ Fa afsāna masal, mitos

EFT

TTü elektronik fon transferi bankalararası bir ödeme sistemi

efzun

Yun évzonos εὔζωνος zYunan ordusunda bir tür piyade << EYun éuzōnos εὔζωνος z«kuşanmış», kılıçlı piyade § EYun eu εῦ ziyi EYun zōnē ζώνη zkuşak

egale

Fr égaler [den.] eşitlemek Fr égal eşit << Lat aequalis Lat aequus eşit, adil +al°

egemen

YTü: "hakim" [ Cumhuriyet - gazete, 1935]
Tabiate egemen olmasını bilemeyen yaratıklar, varlıklarını koruyamamışlardır

EYun ʰēgemōn ἡγεμών zönder, lider, şef EYun ʰēgéomai ἡγέομαι zöncü olmak, yol göstermek

 hegemonya

Not: Fr hégémon "egemen" sözcüğünden esinlendiği açıktır. TTü *ege "veli?" sözcüğünden türetilmesi fantezidir.

Benzer sözcükler: egemenlik


29.05.2015
ego

Lat/EYun ego εγο zben (birinci tekil şahıs zamiri) << HAvr *éǵh₂ (*éǵ) a.a.

egoizm

Fr égoïsme bencillik İng egoism (İlk kullanım: Joseph Addison, İng. şair (1672-1719), "hep kendinden sözeden" anlamında.) Lat/EYun ego ben +ism°

egosantrik

Fr égocentrique benmerkezci § Fr ego ben Fr centre merkez +ic°

egzajere

Fr exagérer abartmak Lat exaggerare [den.] yığmak, biriktirmek, büyütmek Lat e(x)+ agger yığın, küme

egzersiz

Fr exercice talim, alıştırma Lat exercitium a.a. Lat exercere talim etmek, askeri eğitim yapmak, iş uygulamak +ium Lat e(x)+ arcere, arct- yasaklamak, uzak tutmak << HAvr *h₂erk- (*ark-) menetmek