egale

efrat

Ar afrād أفراد z [#frd afˁāl çoğ.] bireyler Ar fard فرد z [t.] birey

efsane

Fa afsāna أفسانه zanlatı, destan ≈? Ave *apa-saŋha (bir şeyden) söz etme Ave apa+ saŋha öğreti, anlatı, deyiş Ave sāh- söylemek, demek (Kaynak: Barth sf. 1575)

efsun

Fa afsūn/fisūn أفسون/فسون zbüyü, sihir Fa afsūdan, afsāy- أفسودن, أفساى zbüyülemek ≈ Fa afsāna masal, mitos

EFT

TTü elektronik fon transferi bankalararası bir ödeme sistemi

efzun

Yun évzonos εὔζωνος zYunan ordusunda bir tür piyade << EYun éuzōnos εὔζωνος z«kuşanmış», kılıçlı piyade § EYun eu iyi EYun zōnē kuşak

egale

[ Cumhuriyet - gazete, 1932]
400x4 bayrak yarışında Türkiye rekoru egale edilmiştir

Fr égaler [den.] eşitlemek Fr égal eşit << Lat aequalis Lat aequus eşit, adil +al°

Benzer sözcükler: egaliter, egaliteryen, egalize

Bu maddeye gönderenler: ekilibr, ekinoks, ekolayzer, ekvator


30.09.2017
egemen

EYun ʰēgemōn ἡγεμών zönder, lider, şef EYun ʰēgéomai ἡγέομαι zöncü olmak, yol göstermek

ego

Lat/EYun ego εγο zben (birinci tekil şahıs zamiri) << HAvr *eg a.a.

egoizm

Fr égoïsme bencillik İng egoism (İlk kullanım: Joseph Addison, İng. şair (1672-1719), "hep kendinden sözeden" anlamında.) Lat/EYun ego ben +ism°

egosantrik

Fr égocentrique benmerkezci § Fr ego ben Fr centre merkez +ic°

egzajere

Fr exagérer abartmak Lat exaggerare [den.] yığmak, biriktirmek, büyütmek Lat e(x)+ agger yığın, küme