efkâr

efemera

İng ephemera [çoğ.] kısa ömürlü şeyler, kalıcı olmayan yayınlar EYun ephēmerón εφημερόν z [n.] bir gün ömrü olan Mayıs böceği EYun ephēmerós εφημερός zgünlük EYun epi+ ʰēméros ἡμέρος zgün

efemine

Fr efféminé [pp.] kadınlaşmış, kadınsı Lat effeminatus [pp.] a.a. Lat effeminare [den.] kadınlaştırmak +()t° Lat e(x)+ femina kadın

efendi

OYun avthéndis αυθέντης zsaygıdeğer kişi, üstad, Bizans'ta saygı unvanı EYun authéntēs αυθέντης zreşit ve mümeyyiz kişi, vekil olmayan, asil EYun authéntō αυθέντω zsorumluluk ve yetki sahibi olmak

efervesan

Fr effervescent kabaran, kaynayan Lat effervescere kaynaşmak, galeyana gelmek +ent° Lat e(x)+ fervere kaynamak +esc-

efil efil

onom esinti sesi

efkâr

[ Meninski, Thesaurus, 1680]
efkār: Cogitationes, consilia, opiniones, curae [düşünceler, fikirler, dertler]. [ Evliya Çelebi, Seyahatname, <1683]
huddâmlarımla birer at ve birer kılıç ile kalsam deyü efkâre düşüp...

Ar afkār أفكار z [#fkr afˁāl çoğ.] fikirler, düşünceler Ar fikr فكر z [t.] düşünce

 fikir

Not: Fa efgār ("yaralı, kötürüm") ayrı ve ilgisiz bir kelimedir.

Benzer sözcükler: efkâr dağıtmak, efkâr-ı umumiye, efkârlanmak, efkârlı


29.03.2019
eflak

Ar aflāk أفلاك z [#flk afˁāl çoğ.] felekler Ar falak [t.] çark, özellikle gök kürenin çarkı

eflatun

öz (Ar) aflātūn/falātūn أفلاتون/فلاتون zYunan filozofu Platon (MÖ 429-347) öz (EYun) Platōn πλατων za.a.

efor

Fr effort [dev.] çaba, gayret Fr efforcer [den.] kuvvet harcamak, çaba göstermek Fr e(x)+ force kuvvet

efrat

Ar afrād أفراد z [#frd afˁāl çoğ.] bireyler Ar fard فرد z [t.] birey

efsane

Fa afsāna أفسانه zanlatı, destan ≈? Ave *apa-saŋha (bir şeyden) söz etme Ave apa+ saŋha öğreti, anlatı, deyiş Ave sāh- söylemek, demek (Kaynak: Barth sf. 1575)