edik

eda

Ar adāˀ أداء z [#Ady faˁāl msd.] 1. yapma, edim, ediş, yerine getirme, bir borcu ödeme, 2. yapış biçimi, tarz, şive

edat

Ar adāt أدات z [#Adw mr.] araç, gereç, dilbilgisinde bağımsız anlamı olmayan kelime parçacığı

edebiyat

Ar adabīyāt أدبيّات z [nsb. çoğ.] edeb literatürü, kültüre ilişkin her şey Ar adab أدب z [#Adb faˁal t.] 1. görgü, terbiye, kültür, 2. yaşam tarzına ilişkin hikaye ve gözlemlerden oluşan ve Arapçada 8. yy'dan itibaren yaygınlaşan yazı türü +īyāt

edep

Ar adab أدب z [#Adb faˁal msd.] görgü, terbiye ≈ Ar adaba أدب zkonuk ağırladı, terbiyeli ve kültürlü idi

edevat

Ar adawāt أدوات z [#Adw çoğ.] gereçler Ar adā(t) أداة z [t.] araç, gereç

edik

ETü: [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
etük: al-χuff [çizme] TTü: edim [ anon., Ferec ba'd eş-şidde, <1451]
edim mūze [çizme] ayağına çekdi

<< ETü etük ayakkabı, çizme ETü ét- yapmak, imal etmek +Uk

 et-

Not: Anlam ilişkisi için karş. sahtiyan < Fa sāχtan "imal etmek", kundura < İt condurre "imal etmek".


30.03.2015
edilgen

TTü edil- +(g)An

edim

TTü et- +Im

edin|mek

<< TTü ét- +In-

edip

Ar adīb أديب z [#Adb faˁīl sf.] edepli, iyi eğitilmiş, müeddep Ar adaba أدب zedepli ve kültürlü idi

edisyon

Fr édition İng edition yayınlama, yazıyı yayına hazırlama Lat editio a.a. Lat edere çıkarmak, neşretmek +()tion