ecnebi

ece

<< ETü eçe abla ≈ ETü eçi/eçü ata, dede, ağa, ağabey çoc

ecel

Ar acal أجل z [#Acl faˁal ] 1. biçilmiş süre, bekleme süresi, 2. ölüm Ar acila أجل zbekledi, duraksadı

ecinni

<< Ar acinna(t) أجنّة z [#cnn çoğ.] cinler Ar cinnī جنّى z [t.] bir adet cin

ecir

Ar acr أجر z [#Acr] ücret, ivaz, bir iş veya hizmete karşı ödenen bedel ≈ Aram agər אגר za.a. Akad agaru a.a.

eciş bücüş

<< TTü ezik büzük

ecnebi

"askeri sınıftan olmayan, tımarlı olmayan" [ Mühimme Defterleri, 1564]
raˁıyyetden bilā-emr tīmāra çıkan ecnebīlerdür [ Meninski, Thesaurus, 1680]
ecnebī: Реregrinus, extraneus, alienigena, qui non est sanguine, aut affinitate junctus. [yabancı, garip, dışarılı, hısım ve akraba olmayan]

Ar acnabī أجنبى z [#cnb nsb.] dışarılı, yabancı Ar acnab أجنب z [afˁal kıy.] Ar canb [faˁl ] yan, dış

 canip


23.03.2018
ecrimisil

§ Ar acr أجر zücret, parasal karşılık Ar miṯl مثل zbenzer, eş

ecza

Ar aczāˀ أجزاء z [#czA afˁāl çoğ.] birimler, unsurlar, bileşenler Ar cuzˀ جزء z [t.] birim, unsur

eda

Ar adāˀ أداء z [#Ady faˁāl msd.] 1. yapma, edim, ediş, yerine getirme, bir borcu ödeme, 2. yapış biçimi, tarz, şive

edat

Ar adāt أدات z [#Adw mr.] araç, gereç, dilbilgisinde bağımsız anlamı olmayan kelime parçacığı

edebiyat

Ar adabīyāt أدبيّات z [nsb. çoğ.] edeb literatürü, kültüre ilişkin her şey Ar adab أدب z [#Adb faˁal t.] 1. görgü, terbiye, kültür, 2. yaşam tarzına ilişkin hikaye ve gözlemlerden oluşan ve Arapçada 8. yy'dan itibaren yaygınlaşan yazı türü +īyāt