ecdat

ebonit

Fr ébonite İng ebonite doğal rengi siyah olan bir tür sentetik polimer İng ebony değerli siyah tahtasıyla tanınan ağaç, abanoz +ite EYun ébenos έβενος za.a.

eboş

Fr ébauche [dev.] taslak, özellikle sanat eserinin taslağı Fr ébaucher [den.] tasarlamak EFr ex+ bauch çatkı tahtası, kiriş

ebrar

Ar abrār أبرار z [#brr afˁāl çoğ.] hayırlar, hayırlı kişiler Ar barr بِرّ z [t.] hayırlı, iyi, erdemli

ebru

Fa abrī أبرى zbulut gibi, hareli Fa abr أبر zbulut << EFa abra- a.a. ≈ Ave avra- a.a. ≈ Sans abhrá अभ्र zyağmur bulutu

ebu

Ar abū/bū أبو/بو z [#Abw] baba

ecdat

[ Seydi Ali Reis, Miratü'l-Memalik, 1557]
éşigiŋe yüz sürüp kul olmışum ecdādıŋa

Ar acdād أجداد z [#cdd afˁāl çoğ.] cedler, atalar Ar cadd جدّ z [t.] dede, ata

 cet


15.09.2014
ece

<< ETü eçe abla ≈ ETü eçi/eçü ata, dede, ağa, ağabey çoc

ecel

Ar acal أجل z [#Acl faˁal ] 1. biçilmiş süre, bekleme süresi, 2. ölüm Ar acila أجل zbekledi, duraksadı

ecinni

<< Ar acinna(t) أجنّة z [#cnn çoğ.] cinler Ar cinnī جنّى z [t.] bir adet cin

ecir

Ar acr أجر z [#Acr] ücret, ivaz, bir iş veya hizmete karşı ödenen bedel ≈ Aram agər אגר za.a. Akad agaru a.a.

eciş bücüş

<< TTü ezik büzük