ebrar

ebeveyn

Arapça abwayn أبوين z "iki babalar, ana baba" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça Abw kökünden gelen abū أبو z "baba" sözcüğünün ikil (dual) halidir.

ebleh

Arapça blh kökünden gelen ablah أبلَه z "aptal" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça baliha بَلِهَ z "aptal idi" fiilinin afˁal vezninde sıfatıdır.

ebola

İngilizce ebola fever "ilk kez 1976'da Kongo'da tesbit edilen salgın hastalık" deyiminden alıntıdır. İngilizce deyim Ebola "Kuzeybatı Kongo'da nehir ve bölge adı" özel adından alıntıdır.

ebonit

Fransızca ébonite veya İngilizce ebonite "doğal rengi siyah olan bir tür sentetik polimer" sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük İngilizce ebony "değerli siyah tahtasıyla tanınan ağaç, abanoz" sözcüğünden +ite ekiyle türetilmiştir. İngilizce sözcük Eski Yunanca aynı anlama gelen ébenos έβενος z sözcüğünden alıntıdır.

eboş

Fransızca ébauche "taslak, özellikle sanat eserinin taslağı" fiilinden alıntıdır. Fransızca fiil Fransızca ébaucher "tasarlamak" fiilinin fiilden türetilmiş isimidir. Bu sözcük Eski Fransızca bauch "çatkı tahtası, kiriş" sözcüğünün isimden türetilmiş fiilidir.

ebrar
Tarihçe (tespit edilen en eski Türkçe kaynak ve diğer örnekler)

[ Meninski, Thesaurus, 1680]
ebrār: eyü ademler. Justi, sancti, probi (homines).

Köken

Arapça brr kökünden gelen abrār أبرار z "hayırlar, hayırlı kişiler" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça barr بِرّ z "hayırlı, iyi, erdemli" sözcüğünün afˁāl vezninde çoğuludur.

Ek açıklama

Aynı Arapça kökten mebrûre "temiz, mübarek" Türkçede kişi adı olarak kullanılır.


22.02.2020
ebru

Farsça abrī أبرى z "bulut gibi, hareli" sözcüğünden alıntıdır. Farsça sözcük Farsça abr أبر z "bulut" sözcüğünden +ī ekiyle türetilmiştir. Bu sözcük Eski Farsça aynı anlama gelen abra- sözcüğünden evrilmiştir. Eski Farsça sözcük Avesta (Zend) dilinde aynı anlama gelen avra- sözcüğü ile eş kökenlidir. Avestaca sözcük Sanskritçe abhrá अभ्र z "yağmur bulutu" sözcüğü ile eş kökenlidir.

ebu

Arapça Abw kökünden gelen abū veya أبو/بو z "baba" sözcüğünden alıntıdır.

ecdat

Arapça cdd kökünden gelen acdād أجداد z "cedler, atalar" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça cadd جدّ z "dede, ata" sözcüğünün afˁāl vezninde çoğuludur.

ece

Eski Türkçe eçe "abla" sözcüğünden evrilmiştir. Eski Türkçe sözcük Eski Türkçe eçi veya eçü "ata, dede, ağa, ağabey" sözcüğü ile eş kökenlidir. Bu sözcük çocuk dilinden türetilmiştir.

ecel

Arapça Acl kökünden gelen acal أجل z "1. biçilmiş süre, bekleme süresi, 2. ölüm" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça acila أجل z "bekledi, duraksadı" fiilinin faˁal vezninde türevidir.