eğlen|mek

eğilim

TTü eğil- +Im

eğin

<< ETü egin hayvan sırtı, omuz <? ETü eg- bükmek, eğmek +In

eğir

Yun/EYun ákoros άκορος zsulak yerlerde yetişen bir bitki, acorus calamus

eğir|mek

<< ETü egir- döndürmek, çevirmek, dolamak, kuşatmak <? ETü eg- +Ir-

eğit|mek

<< ETü igid- (hayvan veya köle) beslemek, yetiştirmek

eğlen|mek

KTü: [ Ebu Hayyan, Kitabu'l-İdrak, 1312]
egledi: şaġala [meşgul etti, oyaladı] TTü: [ Aşık Paşa, Garib-name, 1330]
bir lengerdür kim ol egler gemi [gemiyi durduran çapadır] TTü: [ Kul Mes'ud, Kelile ve Dimne terc., <1347]
eger anda eglenmek [beklemek] çok düşer ise ve daχı māle muḥtāc olur-ısan bize bildüresiŋ TTü: [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
eğlenmek: (...) zevk u safa, tenezzüh, cümbüş, istihza, mizah.

OTü egle- durdurmak, bekletmek, meşgul etmek +In-

Not: Esas anlamı "vakit geçirmek, oyalanmak" olan fiil daha sonra "hoşça vakit geçirmek" anlamını kazanmıştır.

Benzer sözcükler: eğlemek, eğlek, eğlendirmek, eğlenilmek, eğlenti, eğleşmek

Bu maddeye gönderenler: eğlence, eğrek, eğrelti


30.08.2017
eğlence

TTü eğlen- +çA

eğrek

<< TTü eğlek 1. su birikintisi, gölcük, 2. koyunların toplandığı yer, koyun ahırı, mandıra TTü eğle- durdurmak, bekletmek +(g)Ak

eğrelti

<< TTü eğreldü otı bataklık bitkisi TTü eğrel- birikmek, özellikle su birikmek +dU TTü eğle- durmak, beklemek +Il-

eğreti

Ar ˁārīyetī عاريتى z [nsb.] ödünç olarak, geçici Ar ˁārīya(t) عاريّة zödünç

eğri

<< ETü egri kıvrık, dönük ETü egir- çevirmek, döndürmek +I(g)