duy|mak

dut

Ar tūt توت zdut ağacı ve meyvesi, morus indica Aram tūtā תות za.a.

duty-free

İng duty-free gümrükten muaf § İng duty ödenecek şey, ödev, borç, vergi (EFr duité a.a. EFr du borç << Lat dēbitum [pp. n.] a.a. Lat dēbere borçlu olmak +()t° ) İng free özgür, muaf

duvak

<< TTü tuğak/duğak gelinin yüzünü örten perde ETü tuġ sancak, alem +Ak

duvar

Fa dīvār/divār ديوار/دوار za.a. << EFa *deγa-vāra- kerpiç duvar § EFa deγa- kerpiç, kil (<< HAvr *dʰei̯ǵʰ- yoğurmak ) EFa vāra- korumak, etrafını çevirmek (<< HAvr *wer-¹ korumak )

duy

Fr douille kılıç kını, her türlü mekanik alette kın işlevi gören girinti Ger *dulja- kın

duy|mak

ETü: [ Irk Bitig, <900]
turña kuş tüşnekiŋe konmiş, tuymatın tuzakka ilinmiş [turna kuşu tüneğine konmuş, anlamadan tuzağa yakalanmış] ETü: [Erd <1000]
tuyunmış [idrak etmiş, uyanmış], tuyuş (...) tuyurkap [fark edip] (...) tuyumsuzun [fark edilmeden] ETü: [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
er ışın tuydu [adam işi sezdi, gizli şeyi farketti] TTü: [ Lugat-i Halimi, 1477]
ṭuydurmak ihbār ve iˁlām maˁnāsına.

<< ETü tuy- hissetmek, anlamak, fark etmek

Benzer sözcükler: duyulmak, duyurmak

Bu maddeye gönderenler: duyarga, duyarlık, duygu, duyu, duyum, duyuru, sağduyu, tuyuğ


18.09.2017
duyarga

TTü duy- +ArgA

duyarlık

TTü duyar (geniş zaman 3. tekil kişi) +lIk TTü duy- +()r

duygu

TTü duy- +gU

duyu

TTü duy- +I(g)

duyum

TTü duy- +Im