dut

duru

<< ETü turuġ duruk, dingin, sakin, bulanık olmayan ETü tur- +I(g)

durum1

≈ ETü turum boy, endam ETü tur- +Im

durum2

Lat durum [n.] 1. sert, dirençli, 2. bir buğday türü << HAvr *duh₂-ró- HAvr *dweh₂- pek ve sağlam olma

duruşma

TTü dur- +Iş-

duş

Fr douche a.a. İt doccia [dev.] su borusu OLat *ductiare iletmek, nakletmek, sevketmek Lat ductare [den.] sürmek, sevketmek Lat ducere, duct- a.a.

dut

[ Hızır Paşa, Müntehab-ı Şifa, <1400]
tūt ağacı köki ... tūt şarābı ... tūt yaprağı [ Meninski, Thesaurus, 1680]
tūt (توت) ... ak ve tatlü tūt, kara tūt ... tūtı vahşī: bögürtlen yemişi

Ar tūt توت zdut ağacı ve meyvesi, morus indica Aram tūtā תות za.a.

Not: Muarrab sf. 45 Arapça sözcüğün Süryaniceden alıntı olduğunu belirtir. Akad tuttu (a.a.) Aramiceden alıntıdır (CAD sf. 18.498). Fa tūt/tūd, Erm tut (a.a.) Arapça veya Süryaniceden alıntı olmalıdır.

Benzer sözcükler: dutluk

Bu maddeye gönderenler: ahududu


02.02.2018
duty-free

İng duty-free gümrükten muaf § İng duty ödenecek şey, ödev, borç, vergi (EFr duité a.a. EFr du borç << Lat dēbitum [pp. n.] a.a. Lat dēbere borçlu olmak +()t° ) İng free özgür, muaf

duvak

<< TTü tuğak/duğak gelinin yüzünü örten perde ETü tuġ sancak, alem +Ak

duvar

Fa dīvār/divār ديوار/دوار za.a. << EFa *deγa-vāra- kerpiç duvar § EFa deγa- kerpiç, kil (<< HAvr *dʰei̯ǵʰ- yoğurmak ) EFa vāra- korumak, etrafını çevirmek (<< HAvr *wer-¹ korumak )

duy

Fr douille kılıç kını, her türlü mekanik alette kın işlevi gören girinti Ger *dulja- kın

duy|mak

<< ETü tuy- hissetmek, anlamak, fark etmek