durum2

duralit

marka Duralite sertleştirilmiş lif levhası markası § İng durable dayanıklı (Lat durare [den.] dayanmak, kalıcı olmak +()bilis Lat durus sert, dirençli ) İng lite (İng light hafif )

durendiş

§ Fa dūr uzak (<< EFa/Ave dūra a.a. ) Fa andīş düşünen

durgun

<< ETü turkun duran (su) ETü tur- +gIn

duru

<< ETü turuġ duruk, dingin, sakin, bulanık olmayan ETü tur- +I(g)

durum1

≈ ETü turum boy, endam ETü tur- +Im

durum2

durum buğdayı [ Cumhuriyet - gazete, 1959]
ihraç edilmek üzere Anadolu durum buğdayı, beyaz arpa, çavdar ve yulaf satılacaktır.

Lat durum [n.] 1. sert, dirençli, 2. bir buğday türü << HAvr *duh₂-ró- HAvr *dweh₂- pek ve sağlam olma

 dürüst


15.11.2019
duruşma

TTü dur- +Iş-

duş

Fr douche a.a. İt doccia [dev.] su borusu OLat *ductiare iletmek, nakletmek, sevketmek Lat ductare [den.] sürmek, sevketmek Lat ducere, duct- a.a.

dut

Ar tūt توت zdut ağacı ve meyvesi, morus indica Aram tūtā תות za.a.

duty-free

İng duty-free gümrükten muaf § İng duty ödenecek şey, ödev, borç, vergi (EFr duité a.a. EFr du borç << Lat dēbitum [pp. n.] a.a. Lat dēbere borçlu olmak +()t° ) İng free özgür, muaf

duvak

<< TTü tuğak/duğak gelinin yüzünü örten perde ETü tuġ sancak, alem +Ak