durak

dun

Ar dūn دون z [#dnw] aşağı, alçak

duodenum

OLat duodenum onikiparmak bağırsağı (İlk kullanım: Gerardo di Cremona, İtal. hekim (ö. 1187).) Lat duodecim on iki § Lat duo iki Lat decem on

dupleks

İng duplex 1. iki katlı olan her şey, 2. iki katlı konut Lat duplex iki katlı, çift § Lat du- iki EYun pláks, plak- πλάξ, πλακ- ztabaka, katman

dur|mak

<< ETü tūr- 1. ayağa kalkmak, 2. hareket etmemek

durağan

TTü dur- +(g)An

durak

ETü: [ Kutadgu Bilig, 1069]
künün turdı turğak tünün yatğakın [gündüz nöbet durdu gece yattı] TTü: [ Süleyman Çelebi, Mevlid, 1409]
Cebrāiliŋ durağıdır ol maḳām duraklamak [ Anonim Tevarih- Al-i Osman, 1555]
Kendüsi Yeŋişehrde ḳarār itdi. Anda ṭuraklandı. Adını Yeŋişehr kodı. YTü: duraksamak [ TDK, Türkçe Sözlük, 1. Baskı, 1945]
duraksamak: tereddüdetmek.

<< ETü turġak durma yeri, makam, nöbet ETü tur- +(g)Ak

 dur-

Benzer sözcükler: duraklamak, duraksamak


09.09.2017
duralit

marka Duralite sertleştirilmiş lif levhası markası § İng durable dayanıklı (Lat durare [den.] dayanmak, kalıcı olmak +()bilis Lat durus sert, dirençli ) İng lite (İng light hafif )

durendiş

§ Fa dūr uzak (<< EFa/Ave dūra a.a. ) Fa andīş düşünen

durgun

<< ETü turkun duran (su) ETü tur- +gIn

duru

<< ETü turuġ duruk, dingin, sakin, bulanık olmayan ETü tur- +I(g)

durum

≈ ETü turum boy, endam ETü tur- +Im