dul

dudu1

Fa tūtī/ṭūṭī توتى/ طوطى zpapağan, dudu kuşu

dudu2

≈ Erm dudu տուտու zyaşlı kadın, dadı çoc دادو z

duduk

Erm duduk տուտուք/դուդուք zErmeni halk müziğinde kullanılan bir nefesli çalgı TTü düdük

duhul

Ar duχūl دخول z [#dχl fuˁūl msd.] girme, içeri girme, dahil olma Ar daχala دَخَلَ zgirdi

duhuliye

Ar duχūl içeri girme +īya(t)1

dul

ETü: [ Uygurca metinler, <900]
Talas χatunı tulı kalmış ETü: [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
yawlak tıllı bégde kerü yalŋus tūl yég [kötü dilli kocadan ise yalnız dul olmak yeğ - atasözü]

<< ETü tul eşi ölmüş kadın

Benzer sözcükler: karadul


25.02.2015
dulda

Moğ dalda gizli, saklı, sinmiş ≈ Moğ daldala- gizlemek, saklamak

dum duma

?

duman

<< ETü tuman sis, bulut ETü tun- kapanmak, hava bulutlanmak +(g)An

dumdum

İng dumdum bullet bir tür kurşun (İlk kullanım: 1897 İng. Hind.) öz Dumdum Hindistan'ın Bengal bölgesinde bir müstahkem yer ve cephane fabrikası Bengali damdama toprak kale, burç, tabya Fa damdama دمدمه za.a.

dumur

Ar ḍumr/ḍumūr ضمر/ضمور z [#ḍmr fuˁūl msd.] zayıflama, büzüşme Ar ḍamara ضَمَرَ zzayıfladı, büzüştü