dragoman

döşe|mek

<< ETü töşe- yatak veya sedir yaymak ETü töş göğüs, sedir +(g)A-

döteryum

YLat deuterium atom ağırlığı 2 olan hidrojen izotopu (İlk kullanım: 1933 Harold C. Urey, Amer. kimyacı.) EYun déuteros δεύτερος zikinci +ium EYun dúo, di- δύο ziki

döv|mek

<< ETü tȫg- havanda dövmek, ezmek

döviz

Fr devise 1. hanedan arması, 2. üzerinde kraliyet arması bulunan menkul değer, banknot << OLat divisa [pp. fem.] hanedan arması Lat dividere, divīs- ikiye bölmek Lat dis+ *videre << HAvr *h₁wei̯dʰ- (*ewei̯dʰ-) bölmek, ayırmak

dövme

(≈ ETü tögün dağlama ) ETü tȫg- dövmek +mA

dragoman

[ Mühimme Defterleri, 1559]
Bir sûreti dahı yazılup âdemlerinden dragoman Luka'ya virildi

Fr/İng dragoman (resmi görüşmelerde taraflara eşlik eden) tercüman İt dragomano a.a. Yun dragómanos δραγώμανος za.a. TTü tarcumān ترجمان za.a.

 tercüman

Not: Yunanca sözcük Bizans resmi ıstılahında 15. yy'dan itibaren görülür. DuCG sf. 330. • İstanbul'un Draman semtinin adı dragoman sozcüğünden evrilmiştir.


23.03.2018
dragon

Fr dragon ejderha << Lat dracō a.a. EYun drákōn δράκων za.a. EYun dérkomai δέρκομαι zkeskin ve delici bakışla bakmak

drahmi

Yun dráχmi δράχμη zYunan para birimi << EYun dráχma/dráχmē δράχμα/δράχμη z1. avuç, tutam, 2. Eski Atina para birimi EYun drássomai, draχ- δράσσομαι, δραχ- zavuçlamak, elle tutmak +ma(t) <? HAvr *dergh- a.a. (Kaynak: Watkins sf. 16.)

drahoma

Yun tráχōma τράχωμα zsaçkı, düğünde saçılan para veya pirinç, yeni evlilere verilen hediyeler Yun traχōnō τραχωνω z(düğünde) para saçmak +ma(t) Yun traχí τραχί zgümüş para <? EYun dráχmē δράχμη za.a.

draje

Fr dragée 1. badem şekeri, 2. şeker kaplı ilaç veya pastil << OLat tragemata [çoğ.] a.a. EYun trágēma τράγημα zçerez, şekerleme, kuruyemiş EYun trōgō τρωγω zkemirmek, yemek, özellikle ufak tefek şeyler yemek +ma(t)

dram

Fr drame tiyatro oyunu EYun dráma δράμα zeylem, oyun, trajedi EYun dráō δράω zeylemek, icra etmek +ma(t) << HAvr *dréh₂- (*dréw-) eylemek