dolayı

dolandır|mak

TTü dolan- +tUr-

dolap

Fa dūlāb دولاب z1. su çarkı, 2. her türlü mekanizma, makina § Fa dūl/dol دول z1. kova, 2. su çarkı, mekanizma (≈ Aram dəwal, dawlā דְּוַל, דַוְולָא zsu çarkı, sulama düzeneği ≈ Akad dālu/dalū a.a. Akad dālu dönmek, dolanmak ) Fa āb آب zsu

dolar

İng dollar bir para birimi Alm Thaler kalıp dökme yöntemiyle yapılan gümüş para (Alm Joachimsthaler a.a. öz Joachimsthal Joachim Vadisi, Bohemya'da gümüş madeni olan bir yer ) Alm Thal/Tal vadi

dolaş|mak

TTü ṭola- sarmak, döndürmek +Iş-

dolay

<< TTü dolayu dönerek (zarf), etraf, çevre (ad)

dolayı

TTü: [ Yazıcızade Ali, Tarih-i Âl-i Selçuk, 1423]
dolayısı bir ulu ṣaḥrādur, Fırat anda mānend-i deryādur TTü: "çevre" [ Meninski, Thesaurus, 1680]
dolayan & dolayi: Circumferentia, ambitus, circuitus TTü: "... münasebet" [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
dolayı: etraf, havl, rücu ve münasebet. neden dolayı (...) dolayısīle: bilmünāsebe. TTü: fırdolayı [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
fırdolayı: bir şeyin etrafı, çepeçevresi

<< TTü dolayu dönerek (zarf), çevre, etraf, muhit (ad) TTü dola- +lAyU

 dola-

Benzer sözcükler: dolayısıyla, fırdolayı

Bu maddeye gönderenler: dolay (dolayım)


05.06.2015
dolayım

YTü dolay +Im

dolgu

TTü dol- +gU

dolgun

TTü dol- +gIn

dolikosefal

Fr dolichocéphale uzun kafalı § EYun doliχós δολιχός zuzun (<< HAvr *dl̥h₁gʰó-s (*dlēgʰó-s) uzun ) EYun kephalḗ κεφαλή zkafa

dolma

TTü dol- +mA