dolaş|mak

dolak

ETü tolġa- dolamak +Uk

dolambaç

<< TTü dolamaç ETü tola- dolanmak +(A)mAç

dolandır|mak

TTü dolan- +tUr-

dolap

Fa dūlāb دولاب z1. su çarkı, 2. her türlü mekanizma, makina § Fa dūl/dol دول z1. kova, 2. su çarkı, mekanizma (≈ Aram dəwal, dawlā דְּוַל, דַוְולָא zsu çarkı, sulama düzeneği ≈ Akad dālu/dalū a.a. Akad dālu dönmek, dolanmak ) Fa āb آب zsu

dolar

İng dollar bir para birimi Alm Thaler kalıp dökme yöntemiyle yapılan gümüş para (Alm Joachimsthaler a.a. öz Joachimsthal Joachim Vadisi, Bohemya'da gümüş madeni olan bir yer ) Alm Thal/Tal vadi

dolaş|mak

KTü: "bulaşmak, sataşmak" [ anon., Velâyetnâme-i Haci Bektaş, <1500]
sen kanda erenler kanda ki senüŋ gibi ḳutb-i cihān velīye ṭolaşa TTü: "etrafını dönmek" [ Meninski, Thesaurus, 1680]
dolaşmak: tavāf e. Circumire, circumgyrare. (...) kol dolaşmak [nöbet gezmek]

TTü ṭola- sarmak, döndürmek +Iş-

 dola-

Benzer sözcükler: dolaşık, dolaşım, dolaştırmak, kan dolaşımı


30.09.2017
dolay

<< TTü dolayu dönerek (zarf), etraf, çevre (ad)

dolayı

<< TTü dolayu dönerek (zarf), çevre, etraf, muhit (ad) TTü dola- +lAyU

dolayım

YTü dolay +Im

dolgu

TTü dol- +gU

dolgun

TTü dol- +gIn