diyet2

diyare

Fr diarrhée ishal EYun diárrhoia διάῥροια zishal, akıntı EYun diarrhéō διαῥρέω zakıp gitmek, içinden akmak +ia EYun dia+ rhéō ῥέω zakmak

diyaspora

Fr/İng diaspora bir ulusun ve özellikle Yahudilerin dünyaya dağılması EYun diaspōrá διασπωρά zsaçılma, tamamen yayılma EYun dia+ speírō, spor- σπείρω, σπορ- zsaçma, tohum ekme

diyatonik

Fr diatonique müzikte bir ses dizisi EYun dia tónon δια τόνον ztüm ses perdeleri boyunca EYun dia+ tónos τόνος zses

diyelek

TTü de- +AlAk

diyet1

Fr diète beslenme rejimi, perhiz EYun díaita δίαιτα z [dev.] beslenme veya yaşam tarzı EYun diaitáō διαιτάω zbelli bir tarzda beslemek, belli bir yaşam tarzı gütmek EYun dia+ aitía αιτία zamaç, sebep, kasıt

diyet2

[ Borovkov ed., Orta Asya'da Bulunmuş ... Kuran Tefsiri, <1300]

Ar diya(t) دية z [#wdy fiˁla(t) mr.] kan bedeli, fidye Ar wadā ودا zkan bedeli ödedi


05.09.2017
diyet3

Fr diète meclis, meclis toplantısı OLat dieta bir günlük yolculuk, toplantı için belirlenen gün Lat dies gün

diyez

Fr diése müzikte inceltme işareti EYun diaísis διαίσις zaraya sokma, aralık, enterval EYun dia+ ʰíēmi, et- ἵημι, ετ- zatmak, sokmak +sis << HAvr *(H)i̯eh₁- (*i̯ē-) atmak, itmek, yollamak, harekete geçirmek

diyoksit

Fr dioxyde iki oksijen atomu içeren molekül

diyoptri

Fr dioptrie göz bozulması birimi EYun díoptron δίοπτρον zoptik bir aygıt, teodolit veya dürbün EYun dioráō διοράω zbir şey içinden veya vasıtasıyla görmek +tēr EYun dia+ oráō, op- οράω, οπ- zgörmek

diz

<< ETü tiz bacak eklemi