divit

dişlek

TTü diş +lAk

dit|mek

<< ETü tıt-/tit- 1. diş veya pençeyle parçalamak, 2. yün veya pamuk atmak

diva

İt diva 1. tanrıça, 2. operada kadın star << Lat diva [fem.] tanrıça Lat deus tanrı << HAvr *dei̯wó-s tanrı HAvr *di̯ew- güneş, gün

divan

Ar/Fa dīwān ديوان z1. hükümdarın danışma meclisi, 2. defter, özellikle resmi karar ve hesap defteri, şiir koleksiyonu OFa dīvān yazı kurulu, sekretarya << EFa *dipi-vahana- yazı-evi ≈ Akad duppu yazı tableti Sumer dup- yazı

divane

Fa dīvāna/dēvāna ديوانه zdeli, cin çarpmış Fa dīv/dēv dev +āne

divit

[ Kutadgu Bilig, 1069]
dawāt koldı kāġıd bitidi bitig [mürekkep hokkası ve kâğıt istedi, mektup yazdı] [ Mesud b. Ahmed, Süheyl ü Nevbahar terc., 1354]
devād u ḳalem al ve kāğıd getür

Ar dawāt دوات zmürekkep şişesi (≈ Aram diwotā דותא zmürekkep ≈ İbr dīwo דיו za.a. ) Mıs


09.04.2015
diyabet

Fr diabète şeker hastalığı Lat diabetes mellitus «ballı idrar» a.a. EYun diabētēs διαβήτης zidrar EYun diabaínō διαβαίνω zgeçirmek, akıtmak +t° EYun dia+ baínō βαίνω, βατ- zgitmek

diyafon

marka Diyafon [abb.] TTü diyalog telefonu

diyafram

Fr diaphragme iki şeyi ayıran zar EYun diáphragma διάφραγμα zara duvarı, kıkırdak EYun dia+ phrássō, phrag- φράσσω, φραγ- zkapatmak, önlemek, duvar veya çitle bloke etmek +ma(t) << HAvr *bʰr̥kʷ-i̯e- HAvr *bʰrekʷ- tıkmak, sıkmak, daraltmak

diyagnoz

Fr diagnose teşhis EYun diágnōsis διάγνωσις zayırdetme, anlama, teşhis EYun diagignōskō διαγιγνώσκω zayırdetmek, farketmek, teşhis etmek +sis EYun dia+ gignōskō, gnō- γιγνώσκω, γνω- zbilmek, anlamak, yargılamak

diyagonal

Fr diagonal köşegen, çapraz Lat diagonalis a.a. EYun diagónios διαγόνιος zköşeden köşeye, köşegen +al° EYun dia+ goný γονύ zköşe