diva

dişbudak

<< TTü düş budak düz veya eşit dallı

dişi

<< ETü tışı/tişi dişi

dişil

TTü dişi +Il

dişlek

TTü diş +lAk

dit|mek

<< ETü tıt-/tit- 1. diş veya pençeyle parçalamak, 2. yün veya pamuk atmak

diva

[ <1930]

İt diva 1. tanrıça, 2. operada kadın star << Lat diva [fem.] tanrıça Lat deus tanrı << HAvr *dei̯wó-s tanrı HAvr *di̯ew- güneş, gün

 dev

Bu maddeye gönderenler: adiyö


09.09.2017
divan

Ar/Fa dīwān ديوان z1. hükümdarın danışma meclisi, 2. defter, özellikle resmi karar ve hesap defteri, şiir koleksiyonu OFa dīvān yazı kurulu, sekretarya << EFa *dipi-vahana- yazı-evi ≈ Akad duppu yazı tableti Sumer dup- yazı

divane

Fa dīvāna/dēvāne ديوانه zdeli, cin çarpmış Fa dīv/dēv dev +āne

divit

Ar dawāt دوات zmürekkep şişesi (≈ Aram diwotā דותא zmürekkep ≈ İbr dīwo דיו za.a. ) Mıs

diyabet

Fr diabète şeker hastalığı Lat diabetes mellitus «ballı idrar» a.a. EYun diabētēs διαβήτης zidrar EYun diabaínō διαβαίνω zgeçirmek, akıtmak +t° EYun dia+ baínō βαίνω, βατ- zgitmek

diyafon

marka Diyafon [abb.] TTü diyalog telefonu