dirlik

dirgen

Yun dikránion δικράνιον ziki uçlu çatal << EYun dikrânon δικρᾶνον ziki boynuz, a.a. § EYun di- δι- ziki EYun kránon κράνον zboynuz

dirhem

Fa dirham درهم z1. küçük bir ağırlık birimi, 2. gümüş para birimi << OFa drahm/dram gümüş para EYun draχmḗ δραχμή zeski Atina gümüş para birimi

diri

<< ETü tirig canlı, diri ETü *tiri- yaşamak, canlı olmak +I(g)

diriğ

Fa dirīġ دريغ z1. esirgeme, sakınma, 2. yazık! (üzüntü ünlemi)

diril|mek

<< ETü tiril- canlanmak, canlı olmak <? ETü tirig «dik duran», canlı, diri +Il-

dirlik

KTü: [ Ebu Hayyan, Kitabu'l-İdrak, 1312]
tirlik: al-ḥayāt TTü: [ Sultan Veled, Divan, <1320]
dünyānuŋ dirliği geçer kalmaz / teŋriden kim diriyse ol ölmez TTü: "... geçimlik olarak tahsis edilen miri arazi" [ Şer'iye Sicilleri, <1600]
eger dirliğe mutasarrıf olanlar ve eger beglerbegiler ve sancak begleri

<< OTü tirlik yaşam ETü tiril- yaşamak +Uk

 diril-

Benzer sözcükler: dirlik düzenlik, dirliksiz


03.10.2017
dirsek

<< ETü tirsgek dirsek ETü tiz diz +(g)Ak

dis+

Fr/İng dys+ [bileşik adlarda] zor, kötü, bozuk EYun dýs δύσ zkötü, zor << HAvr *dus- kötü

disiplin

Fr discipline 1. eğitim, terbiye, edep, 2. öğrenim dalı Lat disciplina çıraklık, öğrencilik, edep Lat discipulus edep öğrenen, şakirt, öğrenci +in° Lat discere edeplenmek, öğrenmek +ul° Lat decere edebe uymak HAvr *deḱ- uymak, benimsemek

disk

Fr disque İng disc yassı daire şeklinde nesne << Lat discus a.a. EYun dískos δίσκος zyarışma amacıyla fırlatılan genellikle yassı ve yuvarlak nesne EYun dikéō δικέω zatmak, fırlatmak +isk°

diskalifiye

Fr disqualifier yetkisini kaldırmak, oyun dışı bırakmak İng disqualify a.a. İng dis+ qualify yetkilendirmek