dirayet

dipçik

TTü dip +çUk

dipfriz

marka Deep Freeze bir dondurucu markası (İlk kullanım: 1941 ABD.) § İng deep derin İng freeze dondurma

diploma

Fr diplôme her türlü resmi evrak [esk.], berat, ruhsat EYun díplōma δίπλωμα zikiye katlanmış şey, özellikle parşömen; katlanmış evrak, dosya, berat EYun diplóō διπλόω zikiye katlamak +ma(t) § EYun di- δι- ziki EYun ploō πλοω zkatlamak HAvr *pel-¹ a.a.

diplomat

Fr diplomate resmen atanmış görevli, elçi YLat diplomaticus «belgeli», berat veya tasdikname sahibi Lat diploma berat, tasdikname

dipsoman

Fr dipsomane içki müptelası § EYun dípsa δίψα zsusuzluk EYun manía delilik

dirayet

[ Ahmed b. Kadı-i Manyas, Gülistan tercümesi, 1429]
ne ˁaḳla kifāyet olur ne fehme dirāyet olur

Ar dirāya(t) دراية z [#dry fiˁāla(t) msd.] bilme, tanıma, farkında olma Ar darā درا zbildi, bilincinde idi

Benzer sözcükler: dirayetli

Bu maddeye gönderenler: laedri


11.05.2015
dire|mek

<< ETü tire- dik kılmak, dikmek << ETü *tirge- ETü tirig canlı, diri +(g)A-

direk

≈ ETü tiregü destek, dayanak, sütun ETü tire- dikmek, dayamak

direksiyon

Fr volant de direction yönlendirme tekeri Fr direction yön, yönelme, yönetme Lat directio Lat dirigere yöneltmek, yönlendirmek, düzeltmek +(t)ion

direkt

Fr direct düz, doğru Lat directus [pp.] Lat dirigere yöneltmek, yönlendirmek +()t° Lat dis+ regere, rect- yöneltmek

direktif

Fr directif yönerge, yönlendirici Lat dirigere yönetmek, yöneltmek +(t)iv°