dilatasyon

dikte

Fr dicter 1. kelimeleri tane tane söyleyerek yazdırmak, 2. buyurmak Lat dictare [den.] bildirmek, buyurmak Lat dicere, dict- söylemek, belirtmek << HAvr *dei̯ḱ- işaret etmek, belirtmek, ad koymak

dil|mek

<< ETü til- şerit şeklinde kesmek, dilimlemek

dil1

<< ETü tıl/til 1. dil (organ ve işlev), 2. casus

dil2

Fa dil دل zkalp, yürek << OFa dil/dilēr a.a. ≈ Ave zərəd- a.a. << HAvr *ḱr̥d- a.a. HAvr *ḱḗr a.a.

dilara

§ Fa dil دل zgönül, yürek Fa ārā آرا zsüsleyen (Fa ārāstan آراستن zsüslemek, bezemek )

dilatasyon

[ Hüseyin Rahmi Gürpınar, Cehennemlik, 1923]
Dilatasyon’ son derecede... Biçarenin midesi imaret kazanı kadar büyümüş.

Fr dilatation gevşeme, genleşme Fr dilater gevşemek, gevşetmek; genleşmek, genleştirmek +(t)ion Lat dilatare [den.] a.a. Lat dis+ lātus geniş, enli, yayvan

 lateral

Benzer sözcükler: dilate


30.09.2017
dilaver

Fa dil-āvar دلاور zyürekli, cesur

dilber

Fa dilbar دلبر zgönül çelen, gönül alan

dilbilim
dildar

Fa dil-dār دلدار zgönül alan, sevgili

dildo

İng dildo penis, özellikle yapay penis, zıbık ?