dilara

diktatör

Fr dictateur 1. demokrasilerde geçici bir süre için olağanüstü yetkilerle donatılan yönetici, 2. her türlü zorba yönetici Lat dictator Roma cumhuriyetinde belli süre için olağanüstü yetkilerle donatılan yönetici Lat dictare bildirmek, buyurmak +(t)or

dikte

Fr dicter 1. kelimeleri tane tane söyleyerek yazdırmak, 2. buyurmak Lat dictare [den.] bildirmek, buyurmak Lat dicere, dict- söylemek, belirtmek << HAvr *dei̯ḱ- işaret etmek, belirtmek, ad koymak

dil|mek

<< ETü til- şerit şeklinde kesmek, dilimlemek

dil1

<< ETü tıl/til 1. dil (organ ve işlev), 2. casus

dil2

Fa dil دل zkalp, yürek << OFa dil/dilēr a.a. ≈ Ave zərəd- a.a. << HAvr *ḱr̥d- a.a. HAvr *ḱḗr a.a.

dilara

[ anon., Ferec ba'd eş-şidde, <1451]
benden ol dilārāma eyidüŋ

§ Fa dil دل zgönül, yürek Fa ārā آرا zsüsleyen (Fa ārāstan آراستن zsüslemek, bezemek )

 dil2


08.01.2016
dilatasyon

Fr dilatation gevşeme, genleşme Fr dilater gevşemek, gevşetmek; genleşmek, genleştirmek +(t)ion Lat dilatare [den.] a.a. Lat dis+ lātus geniş, enli, yayvan

dilaver

Fa dil-āvar دلاور zyürekli, cesur

dilber

Fa dilbar دلبر zgönül çelen, gönül alan

dilbilim
dildar

Fa dil-dār دلدار zgönül alan, sevgili