dikta

dikit

TTü dik- +Ut

dikiz

Roma dikés bak! Roma dikáva bakmak

dikkat

Ar diḳḳa(t) دقّة z [#dḳḳ fiˁla(t) msd.] incelik, ince olma, rafine olma, detaylı olma, kılı kırk yarma, ince eleyip sık dokuma Ar daḳḳa دَقَّ zufaladı, inceltti

dikotomi

İng dichotomy mantıkta birbirini dışlayan iki seçenek, ikilem EYun diχotomía διχοτοµία zikiye bölme § EYun diχḗ διχή zikiye, ikişer EYun témnō, tom- τέμνω, τομ- zkesmek +ia

diksiyon

Fr diction söyleyiş biçimi, ifade Lat dictio a.a. Lat dicere söylemek +()tion

dikta

[ TDK, Türkçe Sözlük, 2. Baskı, 1955]
dikta: Kayıtsız şartsız yerine getirilmesi gereken buyruk.

Fr diktat buyrultu, zorla kabul ettirilen görüş Alm Diktat a.a. << Lat dictatum bildiri, buyrultu Lat dictare bildirmek +()t°

 dikte

Not: Türkçe kullanımı Fr dictature "diktatörlük" kelimesinden etkilenmiştir.


29.09.2017
diktafon

marka Dictaphone ses kayıt cihazı markası (İlk kullanım: 1907 Columbia Phonograph Co., ABD.) İng dictation microphone dikte etme mikrofonu

diktatör

Fr dictateur 1. demokrasilerde geçici bir süre için olağanüstü yetkilerle donatılan yönetici, 2. her türlü zorba yönetici Lat dictator Roma cumhuriyetinde belli süre için olağanüstü yetkilerle donatılan yönetici Lat dictare bildirmek, buyurmak +()tor

dikte

Fr dicter 1. kelimeleri tane tane söyleyerek yazdırmak, 2. buyurmak Lat dictare [den.] bildirmek, buyurmak Lat dicere, dict- söylemek, belirtmek << HAvr *dei̯ḱ- işaret etmek, belirtmek, ad koymak

dil|mek

<< ETü til- şerit şeklinde kesmek, dilimlemek

dil1

<< ETü tıl/til 1. dil (organ ve işlev), 2. casus