dik|mek

diğer

Fa dīgar/dadīgar ديگر/دديگر zbaşka, öbür << OFa datīgar

diğerkâm

§ Fa dīgar ديگر zbaşka(sı) Fa kām كام zseven, sevgi, arzu (≈ Ave kāma- sevmek << HAvr *kóh₂-mo-s (*kṓ-mo-s) HAvr *keh₂- (*kā-) sevmek )

dijestif

Fr digestif hazmettirici, yemekten sonra içilen likör Lat digerere çözmek, ayırmak, hazmetmek +()tiv° Lat dis+ gerere, gest- kılmak

dijital

Fr/İng digital tamsayılara ilişkin, sayısal İng digit 1 ile 10 arası sayıların her biri, rakam +al° Lat digitus işaret parmağı, genelde parmak << HAvr *diǵ- HAvr *dei̯ḱ- işaret etmek, belirtmek, göstermek

dik

<< ETü tik dik duran, dikey ETü *tirik ETü *tiri- canlı olmak, yaşamak

dik|mek

ETü: [ Orhun Yazıtları, 735]
balbal tikmiş [dikilitaş dikmiş] ETü: [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
er ton tikdi [giysi dikti], er yığaç tikdi [ağaç dikti], atıġ yılān tikdi [atı yılan soktu]

<< ETü tik- 1. dik kılmak, 2. dik veya sivri bir şey saplamak, iğne ile dikmek ≈ ETü tirig canlı, dik

 diri

Not: Anlam evrimi "dik kılmak" > "ağaç ve direk dikmek" > "saplamak" > "dikiş dikmek" şeklinde olmalıdır.

Benzer sözcükler: dikeç, dikenek, dikilmek, dikili, dikilitaş, dikim, dikim evi, dikiş, dikme, diktirmek

Bu maddeye gönderenler: diken, dikit, teğel (teğelti)


25.09.2017
diken

<< ETü tikgen delen şey, diken ETü tik- sivri bir şey sokmak, saplamak +(g)An

dikey

TTü dik +(g)Ay

dikit

TTü dik- +Ut

dikiz

Roma dikés bak! Roma dikáva bakmak

dikkat

Ar diḳḳa(t) دقّة z [#dḳḳ fiˁla(t) msd.] incelik, ince olma, rafine olma, detaylı olma, kılı kırk yarma, ince eleyip sık dokuma Ar daḳḳa دَقَّ zufaladı, inceltti