dibek

dışkı

TTü dış +gU

di+

EYun dýo, di- δύο, δι- ziki << HAvr *dwi- (bileşiklerde) iki << HAvr *dwóh₁ (*dwṓ) iki

dia

Fr dia [abb.] Fr diapositif şeffaf pozitif film § Fr diaphane şeffaf (EYun diaphaínō διαφαίνω ziçinden öbür yanı görünmek EYun dia+ phaínō φαίνω zışımak, görünmek ) Fr positif

diba

Fa dībā ديبا zbir tür ipek kumaş

dibace

Ar/Fa dībāca ديباجة z1. kitap rulosuna sarılan ve üzerine kitabın konusu yazılan ipek şerit, 2. şiir veya kitabın sunuş yazısı Ar dībāc ديباج z Fa/OFa dībā ديبا zsırma ile işlenmiş ipekli kumaş, brokad

dibek

TTü: "havan" [ anon., Câmiü'l-Fürs, 1501]
[ Evliya Çelebi, Seyahatname, <1683]
bü kârχânede yüz yerde gedikli dibekler vardır, bunlarda kahve döğülürken havân gürüldüsünden gûyâ raˁd gürler âdeme dehşet gelür.

TTü dep-/tep- dövmek, ayakla vurmak +(g)Ak

 tep-

Not: Karş. Kıp depek "tekme atan". /e/ > /i/ değişimi açıklanmaya muhtaçtır.

Benzer sözcükler: dibelek


01.09.2017
dible

≈ Fa duble دُبله zbadem ve şekerle yapılan bir tatlı

didaktik

Fr didactique öğretici, eğitici, eğitsel EYun didaktikós διδακτικός z EYun didáskō, didak- διδάσκω, διδακ- zöğretmek +ik° << HAvr *dn̥s-sḱé- düşündürmek HAvr *dens- düşünmek

dide

Fa dīde ديده z [pp.] 1. görülen, görülmüş, 2. gören, görmüş, 3. göz Fa dīdan, bīn- ديدن, بين zgörmek +a << OFa dītan, vēn- a.a. ≈ EFa didiy gördü ≈ Ave dāi-, didaiti bakmak, görmek, düşünmek << HAvr *dʰei̯H- (*dʰei̯-) görmek, bakmak

didik

TTü dit- parçalamak +Uk

diferansiyel

Fr différentiel 1. matematikte diferansiyel hesap, 2. bir hareketi ayrı hızda dönen iki aksa taşıyan aygıt Fr différence fark, farklılaşma +al° Lat differentia a.a. Lat differre ayırmak, dağıtmak, farklı kılmak +entia Lat dis+ ferre taşımak << HAvr *bʰer-¹ taşımak, getirmek