dişlek

distrofi

İng dystrophy 1. kötü beslenme, 2. bir organın dolaşım yetersizliğinden ötürü beslenemeyip büzüşmesi, dumura uğrama § EYun dys+ δυς zkötü EYun tréphō τρέφω, τροφ- zbeslemek, beslenmek +ia

diş

<< ETü tış/tiş diş

dişbudak

<< TTü düş budak düz veya eşit dallı

dişi

<< ETü tışı/tişi dişi

dişil

TTü dişi +Il

dişlek

TTü: "dişlenmiş" [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
dişlek: Gedik. TTü: "dişi eksik" [ Cumhuriyet - gazete, 1935]
Bu beş dakikacık içinde kuzguni siyah, ince zayıf, dişlek bir kız.

TTü diş +lAk

 diş

Not: Dişle- fiilinden “dişlenmiş” anlamında kullanılan bir sözcük iken, belki dazlak, tülek, torlak vb. çıplaklık ve yoksunluk bildiren sıfatlardan analoji yoluyla "dişsiz" anlamını kazanmıştır.


29.05.2015
dit|mek

<< ETü tıt-/tit- 1. diş veya pençeyle parçalamak, 2. yün veya pamuk atmak

diva

İt diva 1. tanrıça, 2. operada kadın star << Lat diva [fem.] tanrıça Lat deus tanrı << HAvr *dei̯wó-s tanrı HAvr *di̯ew- güneş, gün

divan

Ar/Fa dīwān ديوان z1. hükümdarın danışma meclisi, 2. defter, özellikle resmi karar ve hesap defteri, şiir koleksiyonu OFa dīvān yazı kurulu, sekretarya << EFa *dipi-vahana- yazı-evi ≈ Akad duppu yazı tableti Sumer dup- yazı

divane

Fa dīvāna/dēvāna ديوانه zdeli, cin çarpmış Fa dīv/dēv dev +āne

divit

Ar dawāt دوات zmürekkep şişesi (≈ Aram diwotā דותא zmürekkep ≈ İbr dīwo דיו za.a. ) Mıs