devriye

devlet

Ar dawla(t) دولة z [#dwl faˁla(t) mr.] 1. döngü, deveran, 2. kısmet, talih, baht, 3. servet, 4. iktidar, egemenlik Ar dāla دَالَ zdöndü, dolandı (özellikle felek, kısmet) (≈ Akad dālu dönmek, dolanmak )

devran

Ar dawarān دوران z [#dwr faˁalān msd.] 1. (sürekli ve tekrarlanan bir şekilde) dönme, dönüp durma, döngü, 2. mec. çağ, felek Ar dāra دار zdöndü

devre

Ar dawra(t) دورة z [#dwr faˁla(t) mr.] bir dönüş, döngü, dönem Ar dāra دَارَ zdöndü

devridaim

§ Ar dawr دور zdöngü Ar dāˀim داىٕم zdevam eden, sürekli

devrim

TTü devir- +Im

devriye

[ Şemseddin Sami, Kamus-ı Türki, 1900]
devrī: müennesi [dişil hali] devriye. Dönüp dolaşmağa müteallik. Hareket-i devriyye. YO: [ İbrahim Alaattin (Gövsa), Yeni Türk Lugatı, 1930]
devriye: Asayiş ve emniyetin muhafazası için devrettirilen polis, asker veya jandarma heyeti.

Ar dawr دور zdönme, dolanma +īya(t)1

 devir


05.04.2019
devşir|mek

<< TTü derşür-/dirşür- toplamak ETü der-/dir- a.a. +(g)Ur-

deyim

TTü de- +Im

deyr

Ar dayr دير z [#dyr] kilise Süry dayrā ܕܝܪܐ ztapınak, kilise << Aram dīr, dīrā דִּירָא z [#dwr] barınak, çadır, ibadet yeri

deyyus

Ar dayyūṯ ديّوث z [#dys̠ im.] karısını satan veya karısı tarafından aldatılan erkek

dezavantaj

Fr désavantage Fr avantage