devin|mek

devam

Ar dawām دوام z [#dwm faˁāl msd.] sürme Ar dāma دام zsürdü, kaldı, devam etti

devasa

§ Fa dīv/dēv ديو zdev Fa āsā آسا zgibi, benzer

deve

<< ETü tebe maruf hayvan, camelus <<? ETü *tebgen ETü tep- ayak basmak, yürümek +(g)An

develope

Fr développer 1. kabuktan veya torbadan çıkarmak, açmak [esk.], 2. geliştirmek, ortaya çıkarmak, 3. fotoğraf filmini banyo etmek EFr de+ voloppe tahıl kepeği, kabuk, torba

deviasyon

Fr déviation İng deviation yoldan ayrılma, sapma OLat deviatio a.a. OLat deviare yoldan sapmak +()tion Lat de+ via yol +()tion

devin|mek

TTü: [ Edirneli Nazmi, Divan-ı Türkî-i Basit, <1555]
dünyā derdine düşelden beri bu çorlu göŋül / yakasın tasa elinden devinüp kurtaramaz [ Karacaoğlan, <1700]
kımıldanır hep derdlerim devinür YTü: "hareket etmek" [ TDK, Felsefe ve Gramer Terimleri, 1942]
devim = Hareket; devingen = Hareketli; devinirlik = Teharrük

<< TTü devin- kıpırdamak, didinmek +In- <<? TTü tepin- kıpırdamak, depreşmek

 tep-

Not: Orta Anadolu ağızlarında "kaşınmak, durduğu yerde didinmek" anlamına gelen bir fiilden Dil Devrimi döneminde yazı diline aktarılmıştır. Nihai kökeni muğlaktır; ancak Anadolu ağızlarında yaygın olan depin- fiilinin varyantı olması muhtemeldir.

Benzer sözcükler: devim, devimli, devimsel, devindirmek, devingen, devinim


27.07.2015
devir

Ar dawr دور z [#dwr faˁl msd.] 1. dönüş, döngü, 2. zaman, çağ Ar dāra دار zdöndü

devir|mek

<< ETü tevür- döndürmek, çevirmek, yuvarlamak << ETü *tegir- a.a.

devlet

Ar dawla(t) دولة z [#dwl faˁla(t) mr.] 1. döngü, deveran, 2. kısmet, talih, baht, 3. servet, 4. iktidar, egemenlik Ar dāla دَالَ zdöndü, dolandı (özellikle felek, kısmet) (≈ Akad dālu dönmek, dolanmak )

devran

Ar dawarān دوران z [#dwr faˁalān msd.] 1. (sürekli ve tekrarlanan bir şekilde) dönme, dönüp durma, döngü, 2. mec. çağ, felek Ar dāra دار zdöndü

devre

Ar dawra(t) دورة z [#dwr faˁla(t) mr.] bir dönüş, döngü, dönem Ar dāra دَارَ zdöndü